KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15348 E., 2012/6021 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.07.2010 tarih ve 2009/390 - 2010/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 05/10/2009 tarihinde davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne ait otobüsün durakta durup yolcu indirdikten sonra kontrolsüzce kapıları kapatıp hareket etmesi neticesinde otobüsten inen müteveffa...'un eteğinin kapıya sıkıştığını ve bu nedenle dengesini kaybedip aracın altında kalarak vefat ettiğini, kazanın oluşumunda davalıya ait aracın sürücüsünün asli kusurlu olduğunu ileri sürerek müvekkilleri ... için 60.000 TL, ..., ..., ... için 20.000'er TL olmak üzere toplam 120.000 TL manevi tazminatın 05/10/2008 olay tarihinden itibarın ticari temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kusurun merhume...'a ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının meydana gelen olayda kusurunun bulunduğu ve davalının kusuru ile meydana gelen bu olay nedeni ile davacıların acılarının bir nebze olsun giderileceği gerekçesi ile eş ... için 10.000 TL, çocuklar ... için 5.000'er TL olmak üzere toplam 25.000 TL manevi tazminatın 05.10.2008'den itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı İ.E.T.T. Genel Müdürlüğü'nden tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. BK'nun 47. maddesi hükmüne göre, hakim özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı altında hak sahiplerine verilebilecek tazminatı adalete uygun olarak belirlemelidir. Bu tazminat, zarara uğrayanlarda bir huzur duygusu oluşturmalıdır. Tazminatın sınırı, onun amacına uygun olarak belirlenmelidir.
Diğer bir deyişle, takdir edilecek tazminat miktarı mevcut durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu taktir hakkını MK'nun 4. maddesine göre hukuka ve hakkaniyete uygun olarak kullanmalıdır.
Kaza nedeniyle eş ve anneleri olan murislerini kaybeden davacılar yönünden olayın meydana gelişi, murisin yaşı ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek hakkaniyet ilkesi de dikkate alınıp hükmedilen manevi tazminat miktarı artırılarak daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyen miktarda manevi tazminatın takdiri doğru görülmediğinden verilen kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Öte yandan, davanın TTK'da düzenlenen taşıma akdinden kaynaklanması ve taşıma akdinin de ticari iş olmasına göre, talep gibi avans faizine hükmedilmesi gerekirken mahkemece yasal faize hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15348, K. 2012/6021, 13 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama