KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15604 E., 2012/5790 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/09/2010 tarih ve 2009/277-2010/196 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin DREAM HOME ibareli 6, 20 ve 24. sınıf ürünleri ve 35. sınıf hizmetleri içeren markaların sahibi olduğunu, Türkiye’nin üç büyük kentinde bu isimle satış mağazalarının bulunduğunu, davalının herhangi bir haklı nedeni olmaksızın www.dreamhome.gen.tr ibareli alan adını alarak oluşturduğu web sayfasında müvekkili ile aynı iştigal mevzuundaki ticari faaliyetlerini tanıtmakta olduğunu, davalının bu eyleminin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek, marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasına,
DREAM HOME ibaresinin alan adından ve içeriğini oluşturan web sayfalarından çıkarılmasına, tanıtma vasıtalarına el konulmasına, silinmesine, silinemeyenlerin imhasına, yaratılan haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, DREAM HOME sözcüğünün kullanıldığı tanıtma vasıtalarına ve ürünlere el konulmasına, ürünlerden sökülüp çıkarılmasına ve verilecek kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, müvekkilinin işyerinde ev, yat ve otel mefruşatı pazarlandığını, davacının ise ithal ev ve ofis mobilyaları, mobilya aksesuarları ve dekorasyon hizmetleri sunduğunu, DREAM HOME sözcüğünün vasıf ve mahiyeti itibariyle 556 sayılı KHK’nın 7/1-c maddesi hükmü uyarınca tescilinin olanaklı bulunmadığını, davacının marka ve işletme adı olarak kullandığı isimle müvekkilinin kullandığı adın iltibasa sebebiyet verecek derecede benzerlik taşımadığını, davacı markasının tanınmışlık vasfının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiş;
karşı davasıyla da 556 sayılı KHK’nın 7/1-c hükmü uyarınca vasıf bildirici nitelikte olması, ayrıca 556 sayılı KHK’nın 7/1-f maddesi uyarınca da yanıltıcılık içermesi sebebiyle kötüniyetli tescil ettirilen davacıya ait 2008/44382 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve ayrıca haksız rekabet teşkil ettiği, davacı markasının hükümsüzlüğü şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, davalının, davacının marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasına, DREAM HOME ibaresinin alan adından ve içeriğini oluşturan web sayfalarından çıkarılmasına, davalıya ait anılan markayı taşıyan tanıtma vasıtalarına el konulmasına, davalı eyleminin haksız rekabet yarattığının tespiti ile önlenmesine, DREAM HOME sözcüğünün kullanıldığı tanıtma vasıtalarına ve ürünlere el konularak anılan ibarenin sökülüp çıkarılmasına, karar özetinin ilanına, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15604, K. 2012/5790, 11 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama