KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15605 E., 2012/6568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/09/2010 tarih ve 2008/205-2010/503 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin işyeri paket sigortası ile sigortaladığı işyerinde, davalıya ait ana su borusunun patlaması nedeniyle 39.371,00 TL tutarında bina, emtia, demirbaş ve makine zararı meydana geldiğini, hasar bedelinin 2.11.2007 tarihinde sigortalıya ödendiğini ve sigortalının haklarına halef olduklarını ileri sürerek 39.371,00 TL’nin 02.11.2007 tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yargı yolu itirazında bulunmuş ve esasa ilişkin olarak da gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, rizikonun davalının su şebekesine kontrollü ve sistematik olarak vermesi gereken suyu yüksek debili şekilde vermesi nedeniyle davalının asli kusurundan dolayı meydana geldiği, davacının sigortalısının kullandığı binanın iskan raporunun mevcut olduğu, su basması olayında davacının sigortalısının kusurunun bulunmadığı ve sigorta ödemelerinin piyasa rayiçlerini yansıttığı gerekçeleri ile 37.946,21 TL’nin 02.11.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, TTK'nın 18 ve 12. ile 2560 sayılı Kanun'un Ek 5 ve 6. maddeleri gereğince hükmedilen miktara talep gibi reeskont faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15605, K. 2012/6568, 20 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama