KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16156 E., 2012/6892 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/06/2010 tarih ve 2009/199-2010/1119 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline dahili su basması rizikolarına karşı sigortalı konuta davalıya ait üst kattaki konuttan sızan suların zarar verdiğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile icra takibine yapılan itirazın 3.977,00 asıl alacak ve 244,45 TL işlemiş faiz yönünden iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, konut sigorta sözleşmesine dayalı alacağın rücuen tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
HUMK'nun 275. maddesinde, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceğini hükme bağlamıştır. İşin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığına göre, verilen rapor yetersiz, noksan ve müphem ise, mahkeme anılan yasanın 283. maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama ile yeni ek rapor isteyebileceği gibi, 284. madde gereğince de, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak yeni bir rapor alabilir.
Somut olayda, mahkemece işin çözümünde teknik ve özel bilginin gerekliliği sonucuna varılarak avukat olan bilirkişiden rapor alınarak sonuca gidilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda olayın oluş nedeni, bunda davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve hasar miktarına ilişkin bir inceleme yapılmadığı gibi bilirkişi bu konularda uzman da değildir.
Bu durumda, mahkemece, davaya konu hasara ilişkin içinde inşaat mühendisi bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten, hasarın nasıl meydana geldiği, bunda davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve hasarın poliçe teminatına dahil olup olmadığı hususlarında denetime elverişli yeni bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16156, K. 2012/6892, 26 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama