KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16406 E., 2012/7602 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/10/2010 tarih ve 2008/341-2010/268 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı tarafından yangın sigorta poliçesiyle sigortalandığını, 19.06.2008 tarihinde işyerinde yangın meydana gelmesine rağmen oluşan hasarın bir kısmının haksız olarak ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı olarak şimdilik 92.055,02 TL bakiye zarar ile kısmi ödeme miktarı yönünden işlemiş faizin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle tazminat isteğini 115.922,32 TL’na, işlemiş faiz isteğini ise 6.121,05 TL’na yükseltmiştir.
Davalı vekili, riziko nedeniyle oluşan tüm hasarın 111.800,00 TL olarak ödendiğini savunarak davanın reddi istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, rizikonun poliçe teminatı dahilinde bulunduğu, oluşan hasar miktarının toplam 227.722,32 TL hesaplandığı, bakiye tazminat tutarı 115.922,32 TL ile ekspertiz rapor tarihinden bir ay sonra oluşan temerrüt tarihi itibariyle kısmi ödeme için işlemiş faizin tahsilinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 115.922,32 TL tazminat ile 3.689,39 TL faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, yangın rizikosuna karşı teminat içerir işyeri sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sigortalı işyerinin yangın rizikosu dahil olmak üzere, davacı tarafından iş yeri sigorta poliçesiyle sigortalandığı, teminat kapsamında 19.06.2008 tarihinde çıkan yangın sonucu hasarlandığı ve davacıya kısmi ödeme yapıldığı hususları tartışmasız olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, yangın sonucu meydana gelen zarar miktarında toplanmaktadır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Ancak, gerçek zarar miktarının hesaplanması bakımından yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Ayrıca, tazminat hesabına esas alınan bilirkişi raporları da uyuşmazlığı çözmeye yeterli değildir.Zira, anılan raporlar, sigortalı işyerinin defter ve kayıtları incelenmeden, uzmanlık alanı belli olmayan eksper raporuna atıf yapılarak ve genel ifadeler kullanılarak tanzim edilmiştir.
Öte yandan, eksper raporunda yer alan envanter hesabında da sigortalı işyerinde riziko tarihine kadar 6 aylık bir sürede hiç satış yapılmadığı yönündeki varsayım da denetimden uzak kalmıştır. Tazminat isteminde davalı ancak gerçek zarar miktarı kadar sorumlu olup, uyuşmazlığın çözümü için gerçek zararın tespit edilmesi gerekir.Yangın Sigortası Genel Şartlarının B.5.1.1 maddesinde, ticari emtiada tazmin kıymetinin hesabında rizikonun gerçekleşmesinden bir önceki iş günü piyasa alım fiyatının esas alınacağı hükme bağlanmış bulunmaktadır.
O halde, mahkemece, davalı vekilinin, tazminat hesaplanmasına yönelik rapora itirazları da nazara alınarak, sigorta hukuku, muhasebeci ve hırdavat ürünlerinde uzman bilirkişilerden oluşturulacak kurul vasıtasıyla, sigortalı işyerinin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, riziko tarihi itibariyle hasarlanan malların niteliği, miktarı belirlenip, poliçe genel ve özel koşulları değerlendirilip, gerçek zarar miktarının tespiti bakımından rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16406, K. 2012/7602, 11 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama