KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16435 E., 2012/20678 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.07.2010 tarih ve 2009/90-2010/122 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.12.2012 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin imatinib mecylate etken maddeli Glıvec isimli lösemi hastalığında etken ilacın patentli sahibi olduklarını, ilaçlara ruhsat verilmesi için yapılmış olan farmokolojik ve toksikolojik testler ve klinik araştırma sonuçlarının Ruhsatlandırma Yönetmeliği'nin 8. maddesi uyarınca Sağlık Bakanlığı'na sunulduğunu, 08.02.2005 tarihinde ruhsat alındığını, bu verilerin üçüncü kişilere açıklanamayacağını, mülkiyetinin de müvekkillerine ait olduğunu ve bu haklarının TRİPS 39. maddesi, Paris Konvansiyonu'nun 10. maddesi, Ruhsatlandırma Yönetmeliği ve TTK.
56. ve 57. maddeleriyle korunduğu halde davalının müvekkillerinin verilerinden yararlanarak kısaltılmış ilaç başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek, davalının bu eyleminin mülkiyete ilişkin veriler üzerindeki 19.01.2005 tarihli Ruhsatlandırma Yönetmeliğinin 9.1/a (3) bendi ile tanınan veri imtiyazı ve sair mülkiyet haklarına tecavüz veya tecavüz tehlikesi ve ayrıca haksız rekabet ve rekabet tehlikesi teşkil ettiğinin tespitine ve önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ürününü Sağlık Bakanlığı'nın ruhsatlandırma yönetmeliğine uygun olarak ruhsatlandırdığını ve haksız rekabet hali söz konusu olmadığını, müvekkili tarafından açılan İstanbul 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'ndeki 2007/149 Esas sayılı davada müvekkilinin haklılığının ortaya çıkacağından mesnetsiz davanın reddedilmesine veya bu davanın sonucunun beklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, veri imtiyazının Gümrük Birliği alanında yer alan ülkelerden birinde 01.01.2001 tarihinden sonra ilk defa ruhsatlandırılmış orijinal ürünlerden, 01.01.2005 tarihine kadar Türkiye'de herhangi bir jenerik ruhsat başvurusu yapılmamış olanlar ile Gümrük Birliği alanında yer alan ülkelerden birinde 01.01.2005
tarihinden sonra ilk defa ruhsatlandırılacak orijinal ürünler açısından geçerli bulunduğu, dava konusu olayda ise davalı tarafın davacının orijinal ürününü referans göstererek ilk defa 01.01.2005 tarihinden önce 24.12.2004 tarihinde Türkiye’de jenerik ruhsat başvurusu yaptığı, bu durumda davalının kısaltılmış ruhsat başvurusunu 01.01.2005 tarihinden önce yaptığı için yönetmelik hükmüne göre toksikolojik ve farmakolojik testlerin ve klinik araştırmaların sonuçlarını sunmak zorunda olmadığı, buna göre davalının ürünün temelde benzeri olan davacı ürününe referans yapmasının hukuki bir hakkın kullanımı olduğu için TTK’nun 56. vd. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16435, K. 2012/20678, 13 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama