KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16513 E., 2012/6009 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/10/2010 tarih ve 2010/34-2010/2130 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan Banka vekili ve davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaki hesabından diğer davalı tarafından iradesi dışında internet bankacılığı aracılığıyla havale yapılarak hesabından para çekildiğini ve gerekli önlemleri almayan davalı bankanın da bu zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 4.370,00 TL’nin davalılardan faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı ... tarafından davacı hesabından paranın internet aracılığıyla çekilmesinden güvenlik önlemlerini yeterli düzeyde almayan davalı bankanın da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 4.370,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan banka vekili ve davalı ... temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan banka vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalılardan ...’nın temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranıldığı iddia olunan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 Sayılı Yasa ile değişik 4389 Sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi). Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir.
BK’nun 306 ve 307. maddeler uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğindedir.
Bu itibarla, davacı hesap sahibinin davaya konu havale işlemini gerçekleştiren üçüncü kişilere karşı husumet yöneltmesi yerinde değildir. Kaldı ki mahkeme kabulünün aksine, dosya kapsamında davalılardan ...’nın işbu havale işlemini gerçekleştirdiğine yönelik hiçbir delil ve tespit de mevcut değildir.
Bu itibarla mahkemece, davalı ... hakkında yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmediğinden kararın davalılardan ... yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16513, K. 2012/6009, 13 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama