KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16579 E., 2012/6790 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/03/2010 tarih ve 2009/297-2010/64 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin www.deppo.com alan adını taşıyan web sitesinde tanıtım ve işlevlerini yürüttüğünü, 35, 38 ve 42. sınıf hizmetleri içeren DEPPO+Şekil ibareli marka tescil başvurusunun, TPE tarafından depo+şekil ibareli 35., coll deqpo ibareli 35. ve depo desing workshop ibareli 42. sınıf hizmetleri içeren markalar mesnet alınarak 35 ve 42. sınıf hizmetler bakımından reddedildiğini, markaların ortalama yararlanıcı kitlesini iltibasa düşürebilecek derecede benzer bulunmadığını, müvekkilinin başvuru konusu olan işareti uzun zamandan bu yana kullandığını ileri sürerek TPE YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, başvuru konusu marka ile redde mesnet markaların görsel, sesçil ve biçimsel olarak benzer bulunduğunu, kapsamlarında yer alan 35 ve 42. sınıf hizmetlerin de aynı tür olması sebebiyle ortalama alıcıların ve yararlanıcıların karışıklığa düşmesi ihtimalinin yüksek bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre başvuru konusu marka ile redde mesnet markalar arasında esas ve ayırt edici unsurlar bakımından fark bulunmadığı, her birinin birden ziyade unsur ile birleştirilmiş olmalarına rağmen, ilk bakışta ve derhal düşünmeden DEPO olarak okunmalarının ve hatırlanmalarının kaçınılmaz olduğu, ortalama düzeydeki alıcı ve yararlanıcıların davacı markasının redde mesnet markaların yeni bir markası ve her iki mal ve hizmetin de aynı işletmeden kaynaklandığı biçiminde bir yanılgıya düşebilecekleri, reddedilen 35 ve 42'inci sınıftaki hizmetlerin markalarda aynen yer aldığı,
KHK'deki değişiklikten sonra kullanımla ayırt edicilik kazanma ve hatta tanınmış marka olma halinde dahi, redde mesnet markayı terkin ettirmeden, kendi markalarının tescilini sağlama olanağı kalmadığı, davacının marka tescil başvuru tarihinden evvel TPE nezdinde başka bir tescilli markasının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16579, K. 2012/6790, 25 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama