KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1799 E., 2011/10878 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2009 tarih ve 2008/159-2009/400 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait cep telefonu dükkanının davalı şirkete sigortalı olduğunu, 14.12.2007 tarihinde meydana gelen yangın sonrası hasar meydana geldiğini, zararın ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL'nın olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yangının kasten çıkarıldığına dair emareler olduğunu, 2001 yılından beri faaliyette bulunan iş yerinin ilk defa hasardan iki ay önce sigortalandığını, ibraz edilen faturaların yangından bir ay önce alındığını, öğle saati olmasına rağmen davacının dükkanının kapalı olduğunu, yandığı iddia edilen mallara ilişkin iz bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının iş yerinde meydana gelen yangında oluşan zararın iddia ettiği miktarda olduğunu tam ve kesin olarak ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 850 TL'nın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava TTK'nun 4 ncü maddesi uyarınca mutlak ticari dava olup, riziko nedeniyle 3095 sayılı Yasa'nın 2 nci maddesi uyarınca avans faizi nisbetinde temerrüt faizi istemesi mümkün bulunan davacı avans faizinden daha düşük yasal faizden yüksek bir oranı ifade eden reeskont faizi nisbetinde temerrüt faizi talebinde bulunduğundan mahkemece reeskont faizi nisbetinde temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de,
anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1799, K. 2011/10878, 26 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama