KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/188 E., 2011/7955 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.05.2009 tarih ve 2007/145-2009/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 03.04.2000 tarih ve 8327 tescil numaralı “Yangın Algılama Dedektörü”, 2003/1382 numaralı “duman ve ısı dedektörü” için tasarım tescil belgeleri bulunduğunu, davalının müvekkilinin ürünlerinin taklidini ürettiğini, davalının ürettiği dedektörler dış görünüş itibariyle müvekkile ait dedektörlerden farklılar içerse de dedektörlerde kullanılan soket kapakları ve kilit sisteminin müvekkilinin tasarımının kopyası olduğunu, davalının eyleminin müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 YTL maddi (tasarımdan doğan haklara tecavüz dolayısıyla yoksun kalınan kazanca karşılık), 10.000 YTL manevi tazminatın tahsilini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait ürünler ile davacının ürünlerinin farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ürününde silindir bir form, ana gövdeden daralan bombeli bir üst yüzey, yanlarda yatayda paralel 8 ince yarık görüldüğü, davalı ürününde ise silindir bir gövdenin üzerinde 16 adet geniş dikey yarıkla alt yüzeyden yükselen tepesi daire olan konik bir form algılandığı, bu görünümlere bakıldığında, davalı ürünü ile davacının tescilli ürününün birbirinden farklı olduğu, ayrıca dava konusu dedektörin gerekli yerlere monte edildikten sonraki kullanım ve görünümleri olduğu,
davacının 2006-3597 ve 2006-3596 sayı ile tescilli tasarımları olsa da Topluluk Tasarım Tüzüğü’nde belirtildiği şekli ile koruma dışı tasarımlar olduğu, soket ya da taban içleri ve tabanları, dedektör gerekli yere monte edildikten sonra son kullanıcı tarafından görülmediği, görülen kısmın sadece üst bölüm olduğu,
davacının tescile konu ürünü ile davalının ürünü arasında karşılaştırma yapılması gerektiği, dava konusu ürünün dedektör soketi ve kapağından oluşan kilit sistemi olduğu” bu sistemin tasarım tescili ile korunmasının ancak, soket ve kapak birleştirildikten sonraki son kullanıcı tarafından algılanan nihai görünüm üzerinden olacağı, davalı tarafın ürününün davacı tarafa ait tescilli ürünle karşılaştırıldığında bilgilenmiş kullanıcı ve son kullanıcı tarafından kullanımındaki görünüm açısından ayırt edici özellikler taşıdığı ve davacı yanın tasarım hakkına tecavüz oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/188, K. 2011/7955, 30 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama