KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1930 E., 2011/14439 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2009 tarih ve 2007/497-2009/776 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 07.05.2001 tarihinde davalı şirketten toplam 26 adet hisse senedi aldığını, davalının bu güne kadar müvekkilini genel kurul toplantılarına davet etmediğini, şirketin genel durumu, bilançosu gibi konularda bilgi vermediğini, müvekkiline kar payı ödemesi de yapılmadığını, davalıya gönderilen ihtarname ile geçmiş yıllara ait kar payının ödenmesini talep ettiklerini, davalı şirketin yalnız 2001 ve 2002 yıllarında kar payı dağıtımının yapıldığını ve bu yıllar dışında kar payı dağıtılmadığını, müvekkilinin payına 2,60 TL kar payı isabet ettiğini kendilerine bildirdiğini, bu miktarın çok düşük olduğunu ileri sürerek,
davalı şirketin 2001-2007 yılları arasındaki dönemde her yıl için şirket bilançosunda tahakkuk eden gerçek kar payının tespitine, müvekkilinin hissesine isabet eden miktarın ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, anonim şirketlerde kar dağıtımına karar verme yetkisinin şirket genel kuruluna ait olduğunu, müvekkili şirketin genel kurul toplantılarında alınan kararlar gereğince davacının payına 2,83 TL kar payı düştüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 2001 ve 2002 yıllarında dağıtılabilir kar payı belirlediği, belirlenen bu miktardan davacının hissesine 2.834 TL düştüğü, bu miktarın davacıya ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.834 TL kar payı alacağının 27.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, anonim şirket kar payının tespiti ve tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının kar payı alacağının 2.834.000 eski Türk Lirası olduğunun tespit edilmesine rağmen, bu husus gözden kaçırılarak 2.834 yeni Türk Lirası üzerinden hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Öte yandan, davalı taraf, davacı tarafça davadan önce kendilerine gönderilen ihtarnameye verdikleri cevabi ihtarnamede yukarıda belirtilen meblağı ödemeyi kabul ettiklerini savunmuş olup, ayrıca ilk celseden önce bu miktar üzerinden davayı kabul ettiklerini de cevap dilekçesinde açıklamıştır. O halde, HUMK’nun 94/2. maddesi uyarınca davalının yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağının gözetilmemesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1930, K. 2011/14439, 25 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama