KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2262 E., 2011/12502 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.10.2009 tarih ve 2008/64 - 2009/373 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Avrupa, Amerika ve birçok ülkede uzun yıllardan beri gıda ve endüstriyel ürünler için ambalaj üretimi ve satışı ile iştigal ettiğini, toz ve granül endüstriyel ürünlerin ambalajlarında, ambalaj içerisinde oluşan gaz veya paketleme sırasında kalan havanın dışarı tahliyesini sağlayan otomatik tek yönlü valf'in müvekkiline ait buluş olduğunu, valf'in Avrupa Patent Ofisi nezdinde tescilli olduğunu, davalının müvekkilinin ürettiği valf'in aynısını yapmak suretiyle üzerine kendi ismini yazarak valf üretmeye ve piyasaya sürmeye başladığını, her iki valf'in (sistemin) şekil, içerik, dizayn,
kullanım yeri ve amacının aynı olduğunu, iltibas yaratıldığını ileri sürerek, haksız eylemin tespitini ve haksız rekabetinin men'ini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın tahsilini, her türlü araç, gereç, cihaz ve makinalar üzerine el konulmasını, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının patent buluşunun Türkiye'de tescil edilmediğini, dolayısıyla Türkiye sınırları içerisinde korunmasının da söz konusu olamayacağını, müvekkilinin kendi buluşu olan ürünü, faydalı model belgesi almak suretiyle koruma altına aldığını, faydalı model belgesi mevcut iken üretimin haksız rekabet oluşturmayacağı, faydalı model konusu ürüne yeterince talep olmaması nedeniyle 2007 yılının başından bu yana üretilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının adına tescilli faydalı model konusu ürünü 11.05.2005 tarihi ile 21.02.2007 tarihleri arasında üretmesi ve satışını yapması eyleminin haksız rekabet oluşturmadığı, bu tarihler dışında kalan süreç yönünden de, davalının faydalı model başvurusunda koruma altına almak istediği hususların davacının Avrıpa Patent ofisi patentinde koruma altına almak istediği unsurlarla örtüşmediği, iki ürününün alıcıları nezdinde iltibasa yol açmasının mümkün olmadığı, ürünler arasındaki teknik zorunluluktan kaynaklanan benzerlikler dışında haksız rekabet teşkil edebilecek eylemlerinin varlığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin 01.02.2010 havale tarihli katılma yoluyla temyiz (HUMK. madde 433/2) dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı, bu durumda süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz isteminin HUMK.'un 432/4. maddesi uyarınca süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2262, K. 2011/12502, 10 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama