KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2327 E., 2011/14123 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kırıkkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/11/2009 tarih ve 2009/64-2009/225 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirketin %50 oranındaki hissesinin sahibi olduğunu, müvekkili ile şirketin diğer ortağı ve aynı zamanda şirket müdürü olan Mehmet Güloğlu arasında şirketin faaliyete geçmesinden kısa bir süre sonra anlaşmazlıklar çıktığını, şirketin 3 yılı aşkın süredir faaliyette bulunmasına rağmen şirket müdürü tarafından müvekkiline bilgi verilmediğini, ortaklar kurulu toplantısının yapılmadığını, müvekkiline kar payının ödenmediğini, şirketin ortağı ve müdürü olan Mehmet Güloğlu'nun kardeşi Muhsin'in ortağı olduğu şirketin, davalı şirketin faaliyet gösterdiği binaya taşındığını,
davalı şirket adına müvekkilinden habersiz kredi alındığını, kamu kurumlarına ödenmemiş borç bulunduğunu, davalı şirketin faaliyetine son verdiğini ve çalışanlarını işten çıkardığını ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirket kar payının dağıtılmadığı, davalı şirketin faaliyetini yürüttüğü binanın bir kısmını, şirket müdürünün kardeşinin ortağı olduğu başka bir şirketin kullandığı, bu konuda alınmış bir ortaklar kurulu kararı olmadığı, davalı şirketin faaliyette bulunmadığı, çalışanının kalmadığı, davalı şirket çalışanlarının bir kısmının aynı yerde faaliyette bulunan diğer şirkete geçirildikleri, davalı şirketin ödenmemiş kredi borcunun olduğu, davalı şirket müdürünün eylemlerinin TTK'nun ilgili hükümlerine ve şirket anasözleşmesine aykırı bulunduğu, şirketin feshi için haklı nedenin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2327, K. 2011/14123, 18 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama