KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2505 E., 2011/13984 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/11/2009 tarih ve 2008/343-2009/729 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekileri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 10.10.2007 tarihli servis taşıma sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşmenin 19.02.2008 tarihinde davalı tarafından gerekçe gösterilmeksizin feshedildiğini, kardan mahrum kaldığı gibi sözleşmenin devam edeceği düşüncesiyle kredi ile otobüs aldığını, borçlarını geri ödemede güçlük çekmesi nedeniyle aracı 10.400 TL düşük fiyata satmak zorunda kaldığını ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL'nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile yapıldığı iddia edilen 10.10.2007 tarihli sözleşme de şirket temsilcilerinin imzasının bulunmadığını, kendileri ile 16.02.2007 tarihli 1 yıl süreli sözleşme imzalandığını, velilerin şikayetleri ve davacının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle tüm hak edişleri ödenmek suretiyle yeni bir sözleşme yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında 10.10.2007 tarihli servis taşıma sözleşmesi imzalandığı, 19.02.2008 tarihinden itibaren sözleşmenin fiilen sona erdirildiği, davalının sözleşmenin haklı olarak feshine dair delil ibraz etmediği, davacının sözleşmenin 7 ay daha devam etmemesi nedeniyle 10.969,20 TL kazanç kaybına uğradığı, ayrıca davalı taraf sözleşmenin yetkili kişilerce imzalanmadığını savunmuş ise de bu sözleşmeye istinaden kesilen faturalara göre ödeme yapıldığı, bu durumda davalının sonradan sözleşmeye icazet verdiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasındaki sözleşmede aksinin kararlaştırılmamış olması ve dava da olumlu zarar kapsamında olan kar mahrumiyetinin de talep edilmiş bulunmasına, bu itibarla davacının, araç bedeline ilişkin menfi zarar talebinin dinlenmesinin mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak BK'nun 98'nci maddesi delaletiyle sözleşmelere de uygulanması mümkün bulunan BK'nun 44'ncü maddesi uyarınca davacının da zararın artmaması için gerekli önlemleri alması gerekir.
Bu itibarla davalının fesihten sonra davacının başka bir iş bulduğu savunmasında bulunduğu da nazara alınarak davacının fesihten sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle iş bulma tarihi arasındaki dönem için kar mahrumiyetinin hesaplanması,
bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar sürede bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kar mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2505, K. 2011/13984, 17 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama