KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2553 E., 2011/14127 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/12/2008 tarih ve 2008/74-2008/353 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesinde hesabının olduğunu, müvekkilinin bankaya müracaatı üzerine hesapta para olmadığının ve ödeme yapılamayacağının müvekkiline bildirildiğini, bankaya yazılı olarak yaptıkları başvurudan da sonuç alamadıklarını ileri sürerek, müvekkiline ait hesapta 116.720 TL'nin bulunup bulunmadığının tespitine ve bu bedelin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir..
Davalı vekili, davacının, kendisine ait hesaptan 116.720 TL'yi Selami Usta adlı kişiye havale ettiğini, bu işlemin bizzat davacı imzasıyla yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu havale yapılmasına ilişkin belgedeki imzanın davacıya ait olduğu, boş belgeye imza atıldığı iddiasının usulünce ispat edilemediği, bankada bu miktarda hesabı bulunan bir kişinin boş havale dekontunu imzalamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, boş belgeye tehdit veya hile ile imza attırıldığının da ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2553, K. 2011/14127, 18 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama