KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2580 E., 2011/14016 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/07/2009 tarih ve 2007/741-2009/582 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile imzalanan 19.03.2001 tarihli sözleşme ile müvekkilinin Finansbank'ın Ankara şubelerindeki temizlik ve içecek servisi hizmetlerini üstlendiğini, sözleşmenin bir yıl süreli olarak akdedildiğini, sözleşmenin süre sonunda feshedilmemesi ve hesap mutabakatı halinde birer yıllık dönemler halinde uzayacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin en son 19.03.2007 tarihinde yenilendiğini, sözleşme süre sonunun 18.03.2008 tarihi olması gerektiğini, ancak davalının 10.07.2007 tarihli ihtarname ile 13.08.2007 tarihi itibari ile sözleşmeyi feshettiğini ihtar ettiğini,
ihrtarnamenin 12.07.2007 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca bir aylık süreye uymak kaydı ile yapılan feshin haksız olduğunu, müvekkilinin mağdur olduğunu, haksız fesih nedeni ile kar mahrumiyetine uğradığını, işçilerinin mağdur olduğunu ileri sürerek 73.707,30.-TL maddi tazminatın ve 1.000,00.-TL manevi tazminatın 14.08.2007 tarihinden itibaren iskonto faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin 7. maddesine uygun olarak bir ay önceden ihtar etmek kaydı ile sözleşmenin 13.08.2007 tarihinde fesih edildiğini, bankanın sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih yetkisine sahip olduğunu, çalışan işçilerin tüm özlük haklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin BK'nın 313. maddesinde tanımlanan Özel Hukuk Hükümlerine tabi bir hizmet akdi olduğu, 19.03.2007 tarihinden itibaren bir yıl süre ile yenilendiği, sözleşmenin 7. maddesinde "bu sözleşme bankanın 1 (bir) ay önceden ihbarı ile sona erdirilebilir" hükmünün bulunduğu, fesih ihtarının bir ay önceden yapıldığı, sözleşmede davalı bankaya hiçbir gerekçe göstermeden ve süre içerisinde bir ay önceden ihtar etmek koşulu ile sözleşmeyi sona erdirme yetkisi tanındığı, sözleşme hükümlerinin tacir olan tarafları bağladığı, davalının sözleşmeyi yine sözleşmede belirtilen koşullar çerçevesinde feshettiği için haksız fesihten bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2580, K. 2011/14016, 17 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama