KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2608 E., 2011/14014 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/01/2010 tarih ve 2007/1885-2010/68 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Yapı ve Kredi Bankası Antalya Güllük Şubesinde bulunan hesabından 09.08.2007 tarihinde saat 23:58'de müvekkilinin rızası dışında internet hesabının şifresinin üç defa kırılarak 4005,00.-TL çekildiğini, 10.08.2007 tarihinde saat 00:02' de ise 1005,00.-TL havale yapıldığını, ancak paranın hesabından çekilmeden bloke konulduğunun bildirildiğini, 13.08.2007 tarihinde ise müvekkiline 2.181,00.-TL iade edildiğini bakiye miktarın ödenmediğini, internet bankacılık şifresinin kırılmasında müvekkilinin hiçbir kusuru veya ihmalinin bulunmadığını, müvekkilinin şifresini kimseye söylemediğini,
davalı bankanın sistemi tam güvenli kurmadığı için kusurlu olduğunu ileri sürerek 2.829,00.-TL'nin 09.08.2007 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... adına tebligat yapılamamaıştır. Davalı banka vekili, yapılan havale işleminde müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, davacının internet bankacılığı şifresini saklayamaması ve kişisel güvenlik önlemlerini almamış olmasından kendisinin sorumlu olduğunu, davacının bankanın sağladığı güvenlik önlemlerini kullanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir
Mahkemece, davacının şifresinin davacının kusurlu hareketi ile ele geçirilip şifre değiştirerek havale yapıldığuna dair somut ve teknik bir delil elde edilemediği, teknik imkanları çok geniş olan davalı bankanın sahteliği önleyici tedbirler alması gerektiği, objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı, davacı ile davalı banka arasında yapılan sözleşmede de internet ortamında yapılan havale işlemlerinden dolayı davacının zararının doğması halinde bankanın bir sorumluluğunun bulunmadığına dair herhangi bir kaydın bulunmadığı,
davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın takip edilmediği için HUMK'un 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. yönünden davanın kabulüne, 2.829,00 TL'nin alacağın 10.08.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2608, K. 2011/14014, 17 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama