KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2624 E., 2011/14668 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/11/2009 tarih ve 2007/299-2009/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin taşıma sektöründe faaliyet gösterdiğini, Türk Patent Enstitüsüne 04.08.2004 tarihli 2004/24644 başvuru nolu “şekil+BAKIMCI” ibareli 39. sınıfta tescil başvurusunda bulunduğunu, bu başvuruya karşı davalı tarafından yapılan itiraz kabul edilerek davalılardan TPE tarafından bu ibarenin davalı tarafından 1993 yılından itibaren kullanıldığı gerekçesiyle müvekkilinin tescil başvurusunun ret edildiğini, oysa bu ibareyi marka olarak tescil için öncelikle kendisinin başvurduğunu ve bu ibareyi kendisinin marka haline getirdiğini ileri sürerek, Türk Patent Enstitüsü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2007/M-4141 nolu kararının iptaliyle müvekkili başvurusunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan TPE vekili, 556 sayılı KHK'nin 8/3 maddesi uyarınca müvekkili kararının doğru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, müvekkili şirketin 1992 yılında, davacı şirketin ise 1995 yılında kurulduğunu, davaya konu ibarenin müvekkili tarafından marka haline getirilerek önceden kullanıldığını savunarak, davanın reddi istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında tasfiyeye ilişkin protokolde “BAKIMCI” ibaresinin kim tarafından kullanılacağına ilişkin düzenlememe yapılmadığı, davalı şirketten ayrılan ortakların sonradan kurdukları davacı şirketin marka tescil başvurusunun reddinin 556 sayılı KHK’nin 8/3 maddesine uygun olduğu, bu ibare üzerinde davalı tarafın üstün hak sahibi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2624, K. 2011/14668, 31 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama