KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3084 E., 2011/14700 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/10/2009 tarih ve 2007/579-2009/553 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisi ...’nin 10/01/2007 tarihinde yolcu binme işlemleri tamamlanmadan trenin harekete geçmesi sebebiyle trenle peron arasındaki boşluğa düşerek hayatını kaybettiğini, davalının kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek, eş...için 20.233,09 TL maddi 7.500 TL manevi, çocuk Buse için 4.008,10 TL maddi 5.000 TL manevi, çocuk Binnaz için 4.753 TL maddi 5.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müteveffa ...’nin yolcu iniş ve binişleri tamamlandıktan, görevlinin tamam işaretinden sonra hareket eden trene binmeye çalıştığı sırada düştüğünü ve tam kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının olayda %25, müteveffanın %75 oranında kusurlu olduğu, buna göre maddi tazminatın hesaplandığı, olayın oluş şekli ve diğer etkenlere göre manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle eş...için 20.233,09 TL maddi 5.000 TL manevi, çocuk Buse için 4.008,10 TL maddi 3.000 TL manevi, çocuk Binnaz için 4.753 TL maddi 3.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Kazanın meydana gelmesinde tren işletmecisi davalının %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Davalının, vagon gabari çizgisi ile peron arasındaki aralığın yetişkin bir insanın girmesine elverişli olacak derecede inşası, istasyonun peron kısmının kurba nedeniyle makinist kabininden peron kontrolünün yapılmaması, inme/binme eylemlerini kontrol altında tutacak yer personeli ya da turnike sisteminin olmaması nedeniyle yeterli yer kontrolünün yapılmaması, vagon kapılarının yolcular tarafından açılabilir olması, kapıların tam güvenlik içinde olmaması gibi nedenlerle kusurlu olduğu bir gerçektir.
Esasen, Dairemiz’in istikrar kazanmış kararlarıyla da davalının açıklanan yönlerde işletme kusurunun varlığı kabul edilmiştir. Ancak,
somut olayda davacının kazanın meydana gelmesindeki kendi can emniyetini koruma ve kollamada dikkatsiz ve tedbirsiz davranışlarının yoğunluğu ile Dairemizin’in benzer olaylardaki yaklaşımı dikkate alındığında hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalıya yüklenen kusur oranın yüksek olduğu tartışmasızdır. Bu durum karşısında, davalı vekilinin rapora yönelik itirazı da dikkate alınıp, kusur oranı bakımından bilirkişi kurulundan ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3084, K. 2011/14700, 31 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama