KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3234 E., 2011/14820 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2009 tarih ve 2008/325-2009/283 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin sayısız ülkede tescilli ve dünya çapında tanınmış “Honda” ve “H Logo” markaları ile 1999-2005 yılları arasında Formula 1 yarışlarında yarışan ve tüm dünyaca tanınan takımının adı olan “Bar Honda” ibaresinin, davalılarca otomotiv alanında hizmet veren işyerinin camında, tabelasında, kartvizitlerde, fatura ve adres kartlarında izinsiz olarak ve yetkili servis oldukları izlenimi yaratacak şekilde kullanıldığını, keza davalılardan Fahri'nin tanınmış “Honda” markasına benzer olan “Barhonda” ibaresi için TPE nezdinde marka başvurusunda bulunduğunu,
diğer davalının da “barhonda.net” alan adını da kendi adına tescil ettirdiğini ve bu sitede müvekkilinin markalarını kullandığını, öte yandan davalı ...'nin isminin yanında Barhonda ibaresini ekleyerek ticaret ünvanı olarak tescil ettirdiğini, davalıların eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, yapılan tecavüzlerin halen devam ettiğini ileri sürerek, tescilli markanın izinsiz kullanımı nedeniyle ortaya çıkan haksız rekabet durumunun ve marka tecavüzünün tespitini ve önlenmesini, ticaret ünvanının terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davalılardan ...’in diğer davalı ...’e ait iş yerinde işçi olduğunu, bu nedenle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, Ankara 2. FSHH Mahkemesi’nin 2008/28 D.İş sayılı dosyasının bu dava açısından kesin hüküm oluşturduğunu, davaya dayanak oluşturan 556 sayılı KHK’nin 9/I-b maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle davacı taleplerinin yasal dayanağının kalmadığını, iptal kararıyla TTK md. 57/5 maddesinin de Anayasa’ya aykırı hale geldiğini, davacının gönderdiği ihtarnamenin ardından tabelada gerekli değişikliğin yapıldığını,
“Honda” marka ve "H" logosunun her türlü materyalde tali unsur olarak kullanıldığını, öte yandan internet alan adlarının birer ticari meta olup müvekkiline ait www.barhonda.net isimli sitenin davacının web sitesiyle hiçbir şekilde örtüşmediğini, zaten davacının aynı alan adını almak için bir girişiminin bulunmadığını, müvekkilinin ticaret sicilinde kayıtlı ticaret unvanının “...-Barhonda” şeklinde olduğunu, “Bar” sözcüğünün açılımının da unvanın altında yer aldığını, küçük esnaf olan davalının, davacı markası ile yaygın bir ticaret yapmaması nedeniyle haksız rekabetin söz konusu olamayacağını,
davacının herhangi bir zararının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; davalıların işyerinin tabelasında, kartvizitlerinde, vergi levhasında ve bazı faturalarda “H logo”, “Honda”, “Barhonda” ve “Bar” şeklindeki kullanımların, davacı adına tescilli “H logo” ve “Honda” markalarına tecavüz oluşturduğu, davalılardan ... adına tescilli www.barhonda.net şeklindeki alan adının davacının “Honda” markasını içeren ve onunla karışıklığa neden olabilecek bir ibare olup 556 sayılı KHK md. 61’e göre marka hakkına tecavüz oluşturduğu,
davalı ...’in ticaret unvanındaki “Barhonda” ibaresinin davacının “Honda” markası ile karışıklığa neden olabilecek nitelikte olduğu, diğer taraftan “BAR” ibaresinin de davacının 1999-2005 yılları arasında "Formula 1"de yarışan ve tüm dünyaca tanınan “Bar Honda” takımının adı ile karıştırılması olasılığının bulunduğu, davalıların işletmenin işlerini birlikte yürüttükleri ve işçi işveren ilişkisinin ötesinde sorumluluk ve kullanımları paylaştıkları; davalıların eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesi ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı; davalılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3234, K. 2011/14820, 2 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama