KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3515 E., 2010/3760 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.06.2008 tarih ve 2005/342-2008/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 17.01.2004 tarihine kadar davalı kooperatifin yönetim kurulu başkanlığını yaptığını, kooperatif ekonomik sıkıntı içine girince ve üst birlik olan Türk Konut’a olan arsa bedeli taksitlerinin ödenmesinde kasa mevcudu yeterli gelmeyince müvekkili tarafından Vakıfbank Yenişehir Şubesi hesabından keşide edilen toplam 45.000,00 YTL bedelli 4 adet çekin kooperatif tarafından ciro edilmek suretiyle Türkonut’a verildiğini, 10.11.2003 tarihli ilk çeki dava dışı Yılmaz Güney’in ödediğini, diğer 3 çeki müvekkilinin ödediğini, toplam 33.750,00 YTL borç verdiğini, 6.890,00 YTL’nin müvekkiline ödendiğini,
bakiye 25.860,00 YTL’nin ödenmediğini, bakiye borç için 19.204 Euro bedelli 10.02.2004 vadeli senedin verildiğini, bu senede dayalı olarak başlatılan takibe itiraz edildiğini ve takibin iptaline karar verildiğini, bakiye borcun halen ödenmediğini ileri sürerek, 25.860,00 YTL’nin 11.02.2004 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı hakkında Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/347 E. sayılı dosyasında sorumluluk davası açıldığını, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının 1163 sayılı Yasa’nın 59/6. maddesini ihlal ettiğini savunarak asıl davanın reddini istemiş ve karşı dava dilekçesinde, 17.01.2004 tarihli genel kurulda yönetim kurulunun ibra edilmeyip hesap tetkik komisyonu kurulmasına karar verildiğini, ...’nin 19.204 Euro bedelli senet için başlattığı takibin müvekkilinin itirazı üzerine iptal edildiğini,
ancak icra dosyasına haciz baskısı altında ödenen paranın davacı tarafından çekilip takip iptal edildikten sonra 24.06.2005 tarihinde iade edildiğini, 24.06.2005 tarihine kadar bu paranın semerelerinden davacının sebepsiz yaralandığını, müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleştiğini, haksız olarak tahsil edilen paranın tahsil tarihleri ile iade edildiği 24.06.2005 tarihi arasındaki işlemiş faizin tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %40 oranında inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı kooperatife borç verme şeklindeki eylemi genel kurul kararına dayalı olup 1163 sayılı Kanun'un 59. maddesi uyarınca yasaklanan ticari işlem olarak nitelenemeyeceği, davacının borç verme işleminden dolayı 25.860,00 YTL alacaklı olduğu, birleşen dava yönünden ise takibin şikayet üzerine iptal edildiği, iptal üzerine alacaklının kendisine muhtıra çıkarılmaksızın tahsil ettiği parayı kendiliğinden icra dosyasına iade ettiği, davalı ...’nin sebepsiz zenginleşmesinin tahsil edilen ve sonradan iade edilen meblağ yönünden gerçekleşmediği,
İİK’nın 361. maddesine göre de tahsil olunan paranın iadesi için alacaklıya muhtıra çıkarılmadığı tespit edildiğinden aradaki dönem için sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak faiz istenemeyeceği gerekçesiyle asıl davada 25.860 TL’nin 11.02.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3515, K. 2010/3760, 5 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama