KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3634 E., 2011/15031 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Van 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.11.2009 tarih ve 2008/391 - 2009/484 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin henüz nüfus kaydı yapılmamışken davalı banka bünyesinde hesap açtırdığını ancak hesabın kendi beyanı üzerine ...adına açıldığını, daha sonra resmi kayıttaki isminin ...olması nedeniyle davalı banka tarafından müvekkiline ödeme yapılmadığını ileri sürerek, mevduat hesabındaki ismin ...olarak düzeltilmesine ve hesaptaki ana para ve işlemiş faizlerin karşılığı olarak 7.000 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili banka bünyesinde ...ismi ile açılmış olan bir hesabın bulunduğunu, davacı ile hesap sahibinin aynı kişi olup olmadığının yapılacak araştırma sonunda belirlenebileceğini, müvekkilinin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini bildirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 1996 yılında nüfusa kaydedildiği ve her iki ismi de kullandığı, davalı bankanın kimlik belgesi görmeksizin sadece beyanla hesap açmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı banka nezdinde bulunan ...adına açılmış olan vadeli hesap hesabındaki ismin ... olarak düzeltilmesine davacının talebi halinde bu hesaptan işlem yapılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalı bankada bulunan 1701741-9 nolu hesap sahibinin kendisi olduğunu, hesap kartonunda halk arasında bilinen ismi olan ... isminin yer aldığını, hesabın açılışından sonra nüfusa ...olarak kaydedildiğini, davalı bankanın, hesabın kendisine ait olmadığı konusunda muaraza çıkardığını ileri sürerek işbu davayı açmıştır. Her ne kadar davacının, hesabın açılışından sonra nüfusa kaydedildiği anlaşılmakta ise de, dosya içinde mevcut isim tashihi dava dosyasında, saklı nüfus formu isimli belgede davacının ... isimli bir kardeşine yer verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece anılan hususun
aktif husumeti de etkilemesi nedeniyle davacının nüfus kayıtları celbedilip ... isimli bir kardeşinin olup olmadığı, var ise verilecek olan karar adı geçen kişinin hukukunu da etkileyeceğinden, davacıya anılan kişi hakkında dava açtırıp bu dava ile birleştirilmek suretiyle yanlar arasındaki muarazanın giderilmesine karar verilmesi gerekirken, res’en göz önüne alınması gereken bu husus gözden kaçırılarak, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3634, K. 2011/15031, 14 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama