KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3734 E., 2011/14449 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/12/2009 tarih ve 2009/404-2009/591 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Torunlar A.Ş. nin müvekkilinin sigortalısı olduğunu, sigortalısı tarafından Arjantin'den satın alınan, davaya konu soya fasulyesinin, Nakkaş Ltd., Şti.
Acenteliğine bağlı m/v “African Zebra” isimli gemi ile önce İzmir sonra da Kocaeli'ye getirildiğini, 08/07/2008-13/07/2008 tarihleri arasında Körfez Limanında yapılan tahliyede, 175.940 kg fasulyenin geminin ambar dibinde yandığının tespit edildiğini, 01/08/2008 tarihli ekspertiz raporu ile hasarın belirlendiğini, raporda zararın ambarın altında bulunan yakıt tankının ısınması sonucunda zararın meydana gelmiş olabileceğinin belirlendiğini, bunun sonucu olarak sigorta şirketinin hissesine düşen 21.095,39 USD nin 23/09/2008 tarihinde sigortalıya ödendiğini, TTK 1301 gereğince halef olduklarını,
alacağın ticari alacak olduğunu ve bu nedenle reeskont faizi ile ödenmesi gerektiğini belirterek bedelin ödeme tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; 22/07/2009 tarihli dilekçesi ile, Londra tahkim heyetinin görevli ve yetkili olmasından dolayı görev ve yetki itirazında bulunmuş, ayrıca Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili ve İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görevli olması nedeni ile de itirazda bulunmuş, 16/09/2009 tarihli cevabı ile de, görev ve yetki itirazına ilaveten, pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, uygulanması gereken hukukun Türk Hukuku olmadığını, sorumluluklarının bulunmadığını, hasarlı yük teslim edilmesi gerekçesi ile tazminat talebinin mümkün olmadığını, davacının TTK 1065 ve 1066 uyarınca ihbar külfetini yerine getirmediğini, tazminatın fahiş olduğunu ve itirazların kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ibraz edilen konişmento ve eki çarter belgesinin 17. maddesinde, “taşıyan ve taşıtan arasında doğan her ihtilaf Londra'da üç kişiye verilecektir” hükmünün getirildiği anlaşıldığından dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3734, K. 2011/14449, 26 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama