KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3826 E., 2011/15129 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/10/2009 tarih ve2006/429-2009/300 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Denizli Merkez Şubesi'nde hesabının bulunduğunu, bu hesaptan internet bankacılığı yoluyla müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında başka bir hesaba para havale edildiğini, bankanın sistemindeki güvenlik zaafiyetinden faydalanılarak söz konusu işlemin gerçekleştirildiğini, davalı bankanın hafif kusurundan dahi sorumlu olduğunu ileri sürerek, 25.000 TL'nin 28.11.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın internet bankacılığı sisteminin uluslararası alanda kabul edilen güvenlik standartlarında olduğunu, davacının kusurlu olduğunu, zararın ispat edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kullandığı bilgisayardan casus programlar aracılığıyla davacıya ait şifre ve diğer bilgilerin ele geçirilmiş olmasının kuvvetle muhtemel bulunduğu, davalı bankanın olayın gerçekleştiği tarihte şifre ve diğer bilgilerin ele geçirilmesine karşı ek güvenlik önlemlerini davacının kullanımına sunmadığı, şifrelerin ele geçirilmemesi için sanal klavyenin yeterli olmadığı, ek güvenlik önlemlerini davacıya sunmayan davalı bankanın özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle kusurlu olduğu,
davacının şifresini korumaya yönelik sorumluluğunu yerine getirmediğine dair somut bir delil elde edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 25.000 TL'nin 08.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3826, K. 2011/15129, 15 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama