KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3885 E., 2011/15549 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/02/2009 tarih ve 2007/230-2009/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “BEYMEN” ibareli çok sayıda markanın sahibi olduğunu, davalının ise “EYMEN” ibaresini marka olarak tescil ettirmek için davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, davalının başvurusuna yaptıkları itirazın davalı TPE tarafından nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, davalı TPE YİDK’nun red kararının iptaline ve diğer davalı adına kayıtlı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili davanın reddini savunmuş, diğer davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflara ait markaların 556 Sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi anlamında aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıkları, aynı mal ve hizmet sınıfında yer almadıkları, davalı markası ile aynı mal ve hizmet sınıfında yer alan davacı markaların ise ayırıcı ek almak suretiyle farklılaştıkları, davacıya ait markanın tanınmış marka olmasına karşın davalı markasının davacının tanınmışlığından haksız olarak yararlanması, davacı markasının itibarına zarar vermesi ya da davacı markası ile ilişkili olma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından verilen kararın iptali ile davalı şirkete ait marka tescil başvurusuna konu işaretin tescili halinde hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de, davacı adına kayıtlı markalar ile davalıya ait markanın bir harf dışında tamamen aynı harf dizinlerinden oluştuğu, davacıya ait 210482, 187790 ve 170296 numaralı markalar ile davalı markasının aynı emtia sınıfları dahilinde yer aldıkları anlaşılmaktadır.
Sözcük markaları arasında benzerlik araştırması yapılırken markaları oluşturan esas unsurların göz önüne alınması gerekir. Her ne kadar mahkemece görüş ve bilgisine başvurulan bilirkişiler beyanlarında davacıya ait değinilen markaların ayırıcı ek almak suretiyle farklılaştıklarını ifade etmişlerse de, söz konusu markalar davacıya ait “BEYMEN” asli unsurunu içerdikleri gibi aldıkları ekler de görsel ve işitsel olarak
“BEYMEN” markasından farklı bir algı oluşturmamaktadır. Öte yandan davalı tarafından tescil ettirilen “EYMEN” ibaresinin davacının tanınmış markasına zarar vermeyeceği ve davacının markasının tanınmışlığından istifade etmeyeceği hususu da yeterince incelenip tartışılmış değildir.
Bu durumda taraf markalarının benzer bulunduğunun kabulü ile davacı tarafa ait markanın tanınmış olduğu da gözetilerek taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı, başvuruya konu markanın tescilinin davalı şirkete haksız bir yarar sağlayıp sağlamayacağı, davacının tescilli ve tanınmış markasının itibarına zarar verilip verilmeyeceği, davacıya ait markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuç doğurup doğurmayacağı hususlarının da tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3885, K. 2011/15549, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama