KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/394 E., 2011/17565 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2009 tarih ve 2008/366-2009/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20/12/2011 gününde davacı avukatı.... ile davalı Bifa avukatı ... geldi davetiye tebliğine rağmen TPE vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin “BİFA MERİT Şekil” den oluşan marka tescil başvurularına müvekkiline ait özgün ürün şekline konu 2006/07294 sayılı “Şekil” marka başvurusuna dayanılarak 556 sayılı KHK’nin 8/1(b), 8/3 maddesi ile başvurunun kötüniyetli olması nedeniyle aynı KHK’nin 35. maddesi uyarınca itirazda bulunulduğunu, ancak yaptıkları itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, red kararının yerinde olmadığını, müvekkiline ait özgün ürün şekillerinin şekil markaları haline gelerek tanınmış olduğunu ve birçok ülkede tescil ile koruma altına alındığını, bu şekillerin doğrudan müvekkiline ait KİT KAT markasıyla özdeşleştirildiğini,
davaya konu şeklin müvekkili tarafından yaratılarak yıllardır yoğun şekilde kullanıldığını, bu nedenle müvekkili işaret eden bir marka haline gelmiş özgün bir şekil olduğunu, davalı şirkete ait marka başvurularının müvekkilinin tescil süreci devam eden şekil markasıyla iltibas yarattığını, davalı şirket başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, davalı TPE YİDK’nun 2008-M/5455 ve 5452 sayılı kararlarının iptali ile davalı şirket adına tescil olunan markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, markaların benzer olmayıp, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili Kurum tarafından verilen kararların hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkiline ait markalar ile davacı şirketin marka başvurusunun benzer olmadığını, müvekkiline ait BİFA markasının tanınmış marka olduğunu, taraf markaları arasında ilişkilendirme ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının marka tescil başvurusunun konusu olan işaretlerde yer alan çikolata biçimiyle davacının KİTKAT markasıyla piyasaya sunduğu ürünün ambalaj kompozisyonunda yer alan ürün biçimi arasında malların ortalama alıcıları nezdinde biri yerine diğerinin yanılarak alınmasını temin edecek bir benzerlik olmadığı, davalının davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayan ve onun piyasada bulunan ürünlerinin sunuş kompozisyonuna karşı haksız rekabet yaratmayan işaretleri marka olarak tescil ettirmesinin kötü niyet olarak kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/394, K. 2011/17565, 22 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama