KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4192 E., 2011/15119 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/12/2009 tarih ve 2007/690-2009/789 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı ... şirketine İşyerim Paket Ürünü Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, 13.06.2004 tarihinde mutfak lavabosunda bulunan musluk borusunun patlaması sonucu işyerini su bastığını, gerek demirbaş eşyaların gerek emtiaların hasar gördüğünü, rizikonun davalıya ihbar edilmesine rağmen sigorta bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 13.000.000.000.-TL'sı hasar bedelinin davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki poliçenin özel şartları uyarınca malların paletler üzerinde muhafaza edilmesi gerektiğinin düzenlendiğini, oysa davacının yerde duran emtia hasarını talep ettiğini, davacının eylemi ile hasarın arttığını, sözleşmeye aykırı eylem nedeniyle oluşan hasardan sorumlu olmadıklarını, talebin fahiş olduğunu, temerrüt oluşmadığından geçmiş günler faizinin istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 10.453.19.-YTL'sının 25.06.2004 tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerinin temyizi üzerine dairemizce 2006/ 7683 esas ve 2007/9964 karar sayılı ilamıyla “Sigortalı işyerinin, ızgara makinelerinin imalatı ve satışı olarak faaliyet yaptığı, işyerinin 400 metrekare olup giriş katında yer aldığı ve ayrı bir yerde deponun bulunmadığı uyuşmazlık konusu değildir.
Davacı vekilinin 03.03.2005 tarihli dilekçesi, hasara dair resimler ve ekspertiz raporunda hasarlanan emtialar incelendiğinde; bir kısım parçaların demonte parçalar olduğu, henüz üretime girmediği anlaşılmış olup, bu parçaların satışa sunulması mümkün olmadığından anılan parçaların montaj aşamasına kadar depolandığının kabulü gerekir. Bu emtiaların poliçe özel şartı gereğince paletler üzerinde olmadığı da sabittir. Bir kısım emtialar da satışa arz edilebilecek niteliktedir.
Bu durumda, mahkemece; elektrikli aletler ve sigorta konusunda uzman başka bir bilirkişi heyeti seçilerek, hasar bildirim dilekçesi, ekspertiz raporu ve resimler dikkate alınmak ve hasar gören mallar üzerinde yukarıda açıklanan ayrım yapılmak suretiyle, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bilirkişinin aslında kesin bir sonuca varamadığı açıkken,
bilirkişi raporunun sonuç bölümüne dayanılmak suretiyle eksik inceleme ile karar verilmesi “ nedeniyle bozulmuş olup bozma sonrası mahkeme bozma ilamına uyarak verdiği kararında benimsenen bilirkişi apor ve ek raporuna göre paletler üzerinde bulunmadığı sabit olan yarı mamül ürünlerden dolayı doğan 6.708,45 TL lık hasar teminat kapsamı dışında bulunduğundan , bu kısım hariç tutularak sigorta teminatı kapsamında olduğu anlaşılan demirbaş zararı 2.536,90 TL ,ambalaj malzemelerinden dolayı doğan hasar 810,00 TL olmak üzere toplam 3.346, 90 TL nın 25/06/2004 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4192, K. 2011/15119, 15 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama