KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4212 E., 2011/15154 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/10/2009 tarih ve 2008/87-2009/415 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının sorumluluğu altındaki ana su borusunun patlaması sonucu meydana gelen su baskını nedeniyle müvekkili şirkete iş yeri paket sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı sigortalanın iş yerinde meydana gelen hasar sonucu, müvekkili şirketin hasar bedelini sigortalıya 21.09.2007 tarihinde ödediğini, zarar gören sigortalı haklarına halef olduklarını ileri sürerek 119.070,00 TL' nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın görevli mahkemede açılmadığını, dava dışı sigortalının iskan raporu bulunmayan binada işyeri açmak ile kusurlu olduğunu, davacının bu sebeple sigorta bedelini ödememesi gerektiğini, halefiyet haklarına sahip olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı dava dışı iş yerinin iskan ruhsatı olmasa dahi işyeri açma ve çalışma ruhsatının ve su aboneliğinin bulunduğu, bu itibarla davalı savunmasının hukuka uygun olmadığı, kabul edilerek bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilen zarar miktarı olan 112.422,24 TL bakımından talebin kısmen kabulü ile 21.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasa faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı ve davacı vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı yönünden yapılan temyiz incelenmesine gelince; davacı dava dilekçesinde "ticari reeskont" faizi demek suretiyle ticari faiz talebinde bulunduğuna ve davalının sıfatına göre mahkemece avans oranı nispetinde temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, analın hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4212, K. 2011/15154, 15 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama