KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4427 E., 2011/15525 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/11/2009 tarih ve 2008/76-2009/340 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada hesabının bulunduğunu, 23.10.2007 saat 10.00'da ATM cihazına para çekmek için geldiğini, kartın cihaz içinde kaldığını, davacının yerinden ayrılmayarak arkadaşını aradığını, bankaya giden arkadaşına kartın bloke edildiğinin ve şubeden alınabileceğinin belirtildiğini, akşam üzeri bankaya giden müvekkiline kartın bankada olmadığı,
müşteri hizmetlerini arayarak kartı iptal ettirmesi gerektiğinin belirtildiğini, bu şekilde kartın kullanımın iptal edildiğini, ertesi gün bankaya giden davacının hesabından 5.400 TL'nın çekildiğini öğrendiğini, davalı bankanın zamanında bildirimde bulunmalarına rağmen kartın kullanımını iptal etmediğini, gerekli özeni göstermeyerek zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 5.400 TL'nın 23.10.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan 950 TL talebi yönünden feragat ettiğine dair beyanda bulunmuştur.
Davalı vekili, ATM cihazından para çekilebilmesi için kartın ve şifrenin olması gerektiğini, sadece kartın makine de kalmasının paranın çekilebilmesi için yeterli olmadığını, şifre bilgilerinin 3. kişilerle paylaşıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının şifre bilgilerinin kusurlu hareketi sonucu ele geçirildiğine dair delil bulunmadığı, bankanın gerekli önlemleri almayarak zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.450 TL'nın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4427, K. 2011/15525, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama