KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4572 E., 2011/15005 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/11/2009 tarih ve 2009/581-2009/618 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete yatırılan paranın her an geri alınabileceği ve yüksek faiz verileceği garantisiyle kar ve zarara katılım hesabına 30.000 DM yatırdığını, talep ettikleri halde paranın iade edilmediğini, diğer davalıların da davalı şirket yöneticisi olduğundan yasa dışı para toplama faaliyetinden şahsen sorumlu olduklarını ileri sürerek, 30.000 DM karşılığı 15.338,75 Euro’nun faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının kar ve zarara katılım hesabına para yatırdığını, bu hesabın müvekkili şirketin tasfiye halinde olduğunu, bu süreç tamamlanmadan şirketin kar edip etmeyeceği belli olmadığını, tasfiyede bakiye kaldığı takdirde alacağın talep edilebileceğini, alacağın muaccel olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın pasif husumet yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davalı şirketin tasfiye halinde olduğu, tasfiye sonuçlanmadığından kar-zarar durumunun tespit edilemediği, davacının kar zarar hesabına yatırdığı para hakkında talepte bulunmasının bu aşamada mümkün olmadığı, dava tarihi itibarıyla alacağın muaccel hale gelmediği, davalı gerçek kişilerin şirket yöneticisi olup, şahsi sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle, davalı şirket aleyhine açılan davanın zamansız açıldığından reddine, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4572, K. 2011/15005, 14 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama