KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4805 E., 2011/15507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
738 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/09/2009 tarih ve 2005/126-2009/336 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinden ...’ın 11.08.2004 tarihinde davalı kurumun işlettiği trenin bir başka trene çarpmasıyla meydana gelen kazada yaralandığını, sağ bacağının kalça hizasından kesildiğini, müvekkilinin malul kaldığını ve diğer müvekkilleri baba, eş ve çocuğunun bu olay nedeniyle manevi zarara uğradıklarını, ayrıca kazazede müvekkiliyle babası ... arasında ölünceye kadar bakma sözleşmesi imzalandığını, kaza nedeniyle bu edim ifa edilemeyeceğinden müvekkili ...’nin ölünceye kadar bakım, gıda, giyim, sağlık ve benzeri temel ihtiyaçlarının da tanziminin gerektiğini ileri sürerek,
müvekkillerinden ... için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat, 200.000,00 TL manevi tazminat, müvekkillerinden baba ... için 50.000,00 TL, eş Ayşe için 40.000,00 TL ve çocuğu Merve için 30.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 25.09.2009 havale tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini maluliyet nedeniyle 152.619,42 TL, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin gereklerinin yerine getirilmesi için 85.535,19 TL, sağlık gideri olarak 15.090.04 TL ve muhtemel protez giderleri için 32.000,00 TL olmak üzere toplam 284.244,65 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı TCDD vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, kazada davacılardan ...’nın % 85 oranında malul kaldığı, diğer davacıların da eleme uğradıkları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacılardan ... için toplam 284.244,61 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, ıslahla artırılan bölüm için faiz talep edilmediğinden bu miktarın 1.000,00 TL’lik bölümüne olay tarihinden faiz işletilmesine ve ... için 70.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, Ayşe için 30.000,00 TL ve Merve için 20.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, demiryoluyla yolcu taşımada meydana gelen kazada yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dava dilekçesinde yer alan maddi tazminat istemleri arasında davacılardan ... ile babası ... arasında bulunduğu iddia edilen ölünceye kadar bakma sözleşmesinin kazazedenin yaralanması nedeniyle ifa edilemeyeceğinden davalı demiryollarının ifa borçlusu kazazede ...’ya tazminat ödemesi gerektiği ileri sürülmüş olup, mahkemece de bu istem kabul edilerek bu kalem talep için 85.535,19 TL tazminata hükmedilmiştir.
Oysa, kaynağını Borçlar Yasası'nın 511. ve devamı maddelerinden alan ölünceye kadar bakım sözleşmeleri, anılan Yasa'nın 512. ve Türk Medeni Yasası'nın 545. maddesi gereğince resmi biçimde düzenlenmelidir. Resmi biçimde düzenlenmeyen ölünceye kadar bakım sözleşmelerine değer verilmesi mümkün değildir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 6.2.2008 günlü ve 2008/14-70 2008/104 s. kararı) .
Bu durumda mahkemece, geçerliliği için resmi şekilde tanzim edilmiş olması gerektiği halde dava dosyasına ibraz dahi edilmeyen sözleşme gerekçe gösterilerek tazminata hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, kolluk araştırmasında belirtildiği üzere emekli maaşı alarak düzenli geliri, evi ve 25 dönüm tarlası bulunan ...’ın kazazede ...’a ölünceye kadar bakma şartıyla devrettiği yazılı bulunan dosyada mevcut tapu kayıtlarının bu tazminat istemine etkisi tartışılmadan hüküm tesisi de yerinde olmamıştır.
3) Mahkemece, davacılardan ...’ın yaralanma sonucu malul kalması nedeniyle, davacılardan eş için 30.000,00 TL, baba ve çocuk için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere davacı kazazede için hükmedilen 70.000,00 TL manevi tazminattan ayrı olarak 70.000,00 TL manevi tazminatın daha davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Oysa mahkemece, kaza tarihi ve somut olayın kendine özgü tüm özellikleri göz önüne alınarak, davacılardan Ayşe, ... ve Merve lehine daha ılımlı miktarlarda manevi tazminatlara karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kazazede yakınları açısından manevi tazminatın amacını aşar miktarlara karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
4) Davacılar vekilinin temyiz istemlerine gelince; mahkemece davacılar vekilinin ıslah dilekçesinde faiz istemediği gerekçesiyle ıslahla artırılan bölüm için faize hükmedilmemiştir. Oysa, 25.09.2009 tarihinde verilen ıslah dilekçesiyle davacı tarafça yapılmak istenen dava dilekçesinde talep edilen tazminat miktarını artırmak olup, dava dilekçesinde talep edilmiş olan temerrüt faizi isteminin taraf iradesi göz önüne alındığında artırıma konu tazminat miktarını da kapsadığının kabulü gerekir.
Bu itibarla, ıslah dilekçesiyle miktar itibariyle artırılan tazminat istemi için de temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4805, K. 2011/15507, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama