KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4880 E., 2011/15883 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/02/2010 tarih ve 2008/437-2010/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kooperatif yöneticisi, davalının kooperatif üyesi olduğunu, olağan genel kurul kararı ile tapuların dağıtılması ve tasfiye işlemleri için üyelik başına 30.000 TL para toplanmasına karar verildiğini, davalının kooperatif iki hissesinden birinin bedelini ödediğini, ancak diğer hissesine düşen bedeli ödeyemeyeceğini söyleyerek hissenin satılması neticesinde gelecek paranın kooperatife tediye edilmek suretiyle ödenmesi için müvekkili ile görüştüğünü, hissenin satılması ve satış işleminden gelecek parayla kooperatife olan borcunun ödenmesi için müvekkiline noterden vekaletname verdiğini,
vekaletname sonucunda kalacak paranın iadesi ve güvence olarakda müvekkilinden 85.000 TL teminat senedi aldığını ancak davalının başka bir kaynak bularak hisse bedelini ödediğini, vekâletnamenin de azilname düzenlenerek sonlandırıldığını, buna rağmen senedi müvekkiline vermediğini, senedi iade etmeyen davalının müvekkili hakkında icra takibi yaptığını, takibinde haksız olduğunu ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, teminat senedi iddiasının yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, dava konusu senedin teminat senedi olduğuna dair bir açıklamanın ve yazılı belgenin olmaması nedeniyle davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişitir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4880, K. 2011/15883, 25 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama