KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5667 E., 2011/16585 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/11/2009 tarih ve 2009/76-2009/312 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin "Alesta Atılgan Özel Güvenlik + şekil" ibareli marka başvurusunun, davalının itirazı üzerine TPE YİDK’nun 2009-M-745 sayılı kararı ile davalıya ait "A.S.S Alesta Securıty Service+şekil" ibareli markası gerekçe gösterilerek "Güvenlik Hizmetleri" yönünden kısmen reddedildiğini, bu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvuru ile davalı markası arasında benzerlik ve karıştırma ihtimali bulunmadığını, zira markaların kıyaslanmasında bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenime odaklanılması, parçalara bölünerek inceleme yapılmasından kaçınılması gerektiğini, ileri sürerek TPE YİDK’nun 2009-M-745 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili; markaların benzer olup tüketici nezdinde iltibas yaratacağını, davalı Alesta Yönetim Güvenlik Sistemleri ve Temizlik Hizmetleri vekili de; her iki işaretin ana unsurunun "Alesta" sözcüğü olup, kapsamlarındaki "güvenlik hizmetlerinin de" aynı olduğunu, tüketicilerin karıştırma ihtimali ve bağlantı bulunduğu yanılgısına düşme riskinin gerçekleştiğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; davalıya ait markanın asıl unsurunun "A.S.S ALESTA", başvuru markasının asıl unsurunun ise "ALESTA ATILGAN" olduğu, her iki markanın ilave unsurları nedeniyle aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu söylenemez ise de; karıştırma ve en azından ticari, ekonomik ya da idari bağlantı olduğu yanılgısına yol açacak düzeyde benzer oldukları; tescil kapsamındaki "güvenlik hizmetleri"nin ise, aynı olduğu, KHK'nın 8/1-b hükmü anlamında karıştırma ihtimali yüksek seviyede mevcut olduğu, TPE YİDK kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı; davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5667, K. 2011/16585, 7 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama