KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5780 E., 2011/16435 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Batman Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/11/2009 tarih ve 2009/660-2009/894 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini, sözleşmede akaryakıt bedelinin davalı tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığını, ancak akaryakıta ilişkin KDV'nin kime ait olacağına yönelik açıklama olmadığını, davalının 20 yıldan beri bu bedeli KDV ile ödediğini, bunu bilerek müvekkilinin sözleşmeyi imzaladığını, 2001-2002 yılı sözleşme bitiminden sonra davalı müfettişlerinin yaptığı inceleme sonucu bu uygulamanın yanlış olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle müvekkiline ödenen KDV karşılıklarının 2 yıl geriye yürütülerek istihkaklarından kesinti yapıldığını, yapılan işlemin yerinde olmadığını ileri sürerek,
3.000 TL'nin hakkın doğumu olan tarihten itibaren işletilecek ticari işlerdeki temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yapılan kesintilerin iadesi için daha önce Diyarbakır 1. İdare Mahkemesinde açtığı davada görevsizlik kararı verildiğini, 10 gün içerisinde görevli mahkemede tebligat yaptırılmaması nedeniyle açılmamış duruma düşen davanın açılma tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benzer dosyaya sunulan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme uyarınca davacının davalıya taşıma hizmeti verdiği, faturalar düzenleyerek hizmet bedelini aldığı, bu faturalarda akaryakıt bedelinin de gösterildiği, uyuşmazlığın bu akaryakıt bedeline KDV uygulanmasının gerekip gerekmediğinden kaynaklandığı, davalı müfettişlerinin düzenlediği rapora göre faturalarda akaryakıt birim fiyatlarının KDV dahil yazılmasından sonra en son aşamada tekrar KDV uygulamasının mükerrer KDV ödenmesine neden olduğunun açıklandığı,
oysa benzer dosyada alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere davacının hizmet karşılığı düzenlediği faturadaki KDV ile hizmet faturasındaki KDV'nin vergiyi doğuran olaylar nedeniyle mükerrer vergilendirme olmayacağının açıklandığı, davacının hakedişinde yapılan kesintinin haksız olduğu gerekçesi ile 2,938.85 TL" tazminatın Diyarbakır İdare Mahkemesinde açılan dava tarihi olan 11.04.2003 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5780, K. 2011/16435, 5 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama