KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5887 E., 2011/16431 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.11.2009 tarih ve 2008/101 - 2009/257 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "PINAR" ibareli markalarının bulunduğunu, davalı şirketin "AKPINAR A ŞEKİL" ibareli markanın 29, 30 ve 32. sınıflarda tescili için TPE'ye başvurduğunu, başvuruya karşı TPE YİDK'ya yaptığı itirazlarının reddedildiğini, "PINAR" markasının tanınmış marka statüsünde olması nedeniyle benzeri ibarelerin hangi sınıfta olursa olsun tescilinin mümkün bulunmadığını, markaların iltibas yaratacak şekilde aynı olduğunu, tescilin de müvekkilinin eşya sınıfında yer alan ürünlerin aynıları için istendiğini ileri sürerek, TPE YİDK'nun 2008-M-29 sayılı kararının ve tescil edilmiş ise markanın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan TPE vekili, markaların bütünü itibariyle bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davanın hakdüşürücü süre içerisinde açılmadığını, itiraz sahibinin ve müvekkilinin markaları aynı olmadığı gibi iltibas yaratacak benzerliğin de bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, "pınar" ve "akpınar" sözcüklerinde ortak ibare olan ve davacıların markasının asıl unsurunu teşkil eden "pınar" sözcüğü nedeniyle markaların okunuş, görünüm ve genel intiba olarak benzer oldukları, markaların kapsadıkları bazı mal ve hizmet grupları benzer değil ise de, Pınar markasının tanınmışlığından haksız şekilde yararlanılması nedeniyle tüm mallar yönünden iptal ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5887, K. 2011/16431, 5 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama