KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5940 E., 2011/16411 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.11.2009 tarih ve 2008/256 - 2009/458 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Damdan Isıtma Soğ. Tic. ve San.
A.Ş. tarafından keşide edilen çekin hamili olan müvekkilinin ödeme günü olan 15.12.2000 tarihinde bankaya ibraz ettiğinde, çek arkasına çek hakkında men kararı bulunduğunun yazıldığını ancak çekin ibraz tarihinin yazılmadığını, çek için yapılan icra takibine şirket yetkilisinin imzaya itirazı üzerine Antalya Tetkik Mercii Hakimliği tarafından yaklaşık 3 yıl sonra davanın reddine karar verildiğini, keşideci aleyhine İcra Ceza Mahkemelerinde ve Asliye Ceza Mahkemelerinde açılan davalarda şirket yetkilisinin beraatine karar verildiğini,
davalının çekin arkasına ibraz tarihinin yazılmaması sonucu TTK'nun hükümlerine göre çekin kambiyo vasfı davalı bankanın hatası sonucu ortadan kalktığı halde, keşidecinin bu konulara itiraz etmeyi unutması ile takibin usuli kazanılmış müktesep hak çerçevesinde yürütülmesinin sağlandığını, müvekkilinin parasını tahsil imkanının bankanın eksik işlemi nedeniyle imkansız hale geldiğini, alacağın tahsil edilemediğini, davalının hizmet kusuru olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL tazminat tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çekte ibraz tarihinin olmayışının davacının kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapmasına engel olmadığını, borçlunun sadece çekteki imzaya yönelik itirazları doğrultusunda süren yargılamanın davacı lehine sonuçlandığını, davacının zararına müvekkilinin sebebiyet vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı bankanın çekin arkasına ibraz tarihini yazmamasının davacı aleyhine bir sonuç doğurmadığı, davacının keşideciye karşı kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yaptığı, keşidecinin çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı nedeniyle imzaya ve borca itiraz edilerek takibin iptali talebinde bulunması sonucu takibin sürüncemede kaldığı, davacının alacağını borçlu dava dışı şirketten tahsil edememesi ile çek arkasına davalı banka tarafından ibraz tarihinin yazılmaması arasında davacının zararının doğması yönünden illiyet bağı bulunmadığı, davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5940, K. 2011/16411, 5 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama