KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6017 E., 2011/16059 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/11/2009 tarih ve 2007/283-2009/647 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaca bulunan mevduat hesabından 10.630,00 TL’nın internet bankacılığı yoluyla 3 ayrı kişinin hesaplarına havale edildiğini, bu konuda gerekli önlemleri almayan bankanın sorumlu olduğunu belirterekk 10.630,00 TL’nın ve 2000,00 TL manevi tazminatın 17/10/2006 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın Merter Şubesine yöneltilmesi gerektiğini belirterek husumet itirazında bulunmuş, davacının bankanın sağladığı güvenlik tedbirlerini uygulamadığını, kendi kusuru ile zarara sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bankanın kötüniyetli kullanımları önleyecek tedbirleri alması gerektiği, davacının internet şifresini verdiğine dair delil bulunmadığı , ortaya çıkan olayda bankanın tümüyle sorumlu olduğu, davacının sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile , ...'in iade ettiği miktar düşüldükten sonra 8.130,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine , manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı , davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her iki alacak ilamının kesinleşmesi halinde Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 02.03.2010 tarih ve 2008/141 Esas ve 2010/137 karar sayılı ilamı ile davacı lehine hükmedilen 2.100,00 TL alacağın davacı tarafından tahsilde tekerrür olmamak üzere tahsil edileceğinin tabii olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6017, K. 2011/16059, 29 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama