KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6454 E., 2011/17027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Birleşen dava
- Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2007/240 Esas
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/07/2009 tarih ve 2007/158-2009/171 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ......tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "FENSİ" ibaresinin marka olarak tescili için başvuruda bulunduğunu, davalı şirketin "FENDİ" markasını gerekçe göstererek başvuruya yaptığı itirazın Markalar Dairesi'nce ret edildiğini, davalı şirketin ret kararına karşı yaptığı itirazın daha sonra YİDK'ca kabul edilerek davacının marka tescil başvurusunun reddedildiğini, müvekkilinin “FENSİ” ibareli markayı ilk kez 1994 yılında tescil ettirdiğini, 10 yıllık süre dolunca yenilemeyi unuttuğunu, tescil süresi sona ermiş olsa bile 556 sayılı KHK'nin 8/son maddesi uyarınca koruma süresinin devam ettiğini,
"FENDİ" markasının müvekkilinin tescilinden yaklaşık 10 yıl sonra Türkiye'de tescil edildiğini, her iki markanın kullanıldıkları ürünlerin farklı olduğunu, her iki markanın karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını belirterek, TPE YİDK’nun davalının itirazının kabulüne dair verdiği kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen davada davacı markasının davalıya ait markalar ile karıştırılma ihtimaline, haksız rekabete ve marka hakkına tecavüze sebebiyet vermediğinin, davacı markasının yeniden tescili için hukuki bir engelin bulunmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacının başvurusu ile davalının markaları arasında benzerlik bulunduğunu, her iki markanın kullanılacakları emtianın aynı/benzer olduğunu, TPE tarafından yapılan işlemlerin marka mevzuatına uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, usulune uygun dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş ve yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kurulu raporu ve dosya kapsamına göre, davacı başvurusu ile davalı markalarının emtia listeleri aynı veya benzer olmasına karşın markaların işaret olarak benzemediği ve 556 sayılı KHK anlamında iltibas bulunmadığı, iptali istenen TPE YİDK kararının marka mevzuatına uygun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüyle, TPE YİDK'nun 19.07.2007 tarih ve 2007-M-3841 sayılı kararının ptaline karar verilmiştir.
Kararı davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6454, K. 2011/17027, 14 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama