KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6535 E., 2012/6429 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09/03/2010 tarih ve 2010/12-2010/48 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/04/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete sigortalı bulunan işyerinde çıkan yangın sonucunda meydana gelen zararın, usulüne uygun müracaata rağmen ödenmediğini ileri sürerek, ıslah dilekçesiyle birlikte (166.612) TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemize ait 16.11.2009 tarihli ilama dayanılarak, davalının dava konusu rizikonun teminat dışı olduğunu veya davacının kastı sonucu meydana geldiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Ancak dava, yangın sigortası sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davalı şirkete sigortalı işyerinde dava konusu olay sonucunda elbiseler, raflar, tavan ve kapıların yandığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece zarar tespiti konusunda bilirkişi görüşüne başvurulmuşsa da, anılan raporu hazırlayan bilirkişi serbest mali müşavir olup, bu konuda görüş bildirmek için yeterli uzmanlığa sahip değildir. Kaldı ki bilirkişi raporunda zarar tespiti, kalan mallar, hasarlı mallar, yanan mallar, dekorasyon harcamaları vb. konularda, sadece davacının mali müşaviri tarafından düzenlenen tutanaklar esas alınmak suretiyle yapılmış, davalı vekilince de bilirkişi raporuna bu yönden itirazda bulunulmuştur.
Bu durum karşısında mahkemece, davacının işyerindeki malların yanması dolayısıyla ne kadar zarara uğradığının, bu konuda uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir heyet aracılığıyla, taraflar arasındaki poliçe genel şartları hükümleri de nazara alınmak suretiyle incelenip tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz incelemeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6535, K. 2012/6429, 19 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama