KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6632 E., 2012/6851 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Birleşen dava
- İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2009/957 Esas
Karar Metni
1.291 kelime·6 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2009 tarih ve 2006/17-2009/257 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/04/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı vekili Av......dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, davalıların müvekkili adına "Decada", "Patara", "İda" ve "Kemer" isimleriyle satışa sunulan tescilli banyo küveti ve duş teknesi tasarımlarını, "Fırat", "Volga", "Dicle" ve "Göksu" isimleriyle taklit ederek satışa sunduğunu, müvekkili tarafından uyarılması üzerine davalının eylemini ikrar ettiğini ve taraflar arasında 25.03.2003 tarihli bir protokol düzenlendiğini, ancak davalının aynı tasarımları bu kez "Firuze", "Sedef", "Hematit" ve "Elmas" isimleriyle taklit etmeye başladığını ileri sürerek,
davalıların haksız rekabet oluşturan eylemlerinin tespit ve önlenmesini, sözleşmede öngörülen (10.000) USD cezai şartın, (40.000) TL maddi ve (10.000) TL itibari tazminat ile (10.000) TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, asıl ve birleşen davaların reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı vekilinin 02.05.2005 tarihli dilekçe ile 554 sayılı KHK'nin 52/1-c maddesinde yazılı hesaplama yöntemini tercih ettiği, her ne kadar asıl davada gerçek kişi hakkında talepte bulunulmuşsa da gerçek kişinin kişisel sorumluluğunun bulunmadığı, davalı şirketçe üretilen "Dicle-Hematit" ve "Göksu-Elmas" adlı ürünlerin davacı tasarımları ile benzer olmadığı gibi esasen her iki ürünün de pek çok firma tarafından daha önce üretilen tasarımlara önemli ölçüde benzediği,
ancak davalı şirketin ilk iki kataloğunda yer alan "Fırat" adlı ürün ile aynı seriden olan "Firuze" adlı ürünün davacıya ait "Decada" isimli tasarıma, davalı şirkete ait "Sedef", "Volga" ve "Eros" adlı ürünlerin de davacının "Patara" isimli tasarımına ayniyet derecesinde benzediği, hatta davalı ürünlerinin davacıya ait tasarımların kalip olarak kullanılması suretiyle üretildiği, 25.03.2003 tarihli sulh sözleşmesinde hükme bağlanan cezai şartın, ifaya eklenen cezai şart niteliğinde olduğu ve davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranışı dolayısıyla ödenmesi gerektiği, taraflara ait ürünler arasında kalite farkı bulunduğu,
ancak davalı ürünlerinin kendi markalarıyla satışa sunulmaları nedeniyle davacının 554 sayılı KHK'nin 54. maddesine dayanarak itibar tazminatı isteyemeyeceği, davacının maddi tazminat talebi yönünden taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle, davalı Ramazan Karalar hakkındaki asıl davanın reddine, davalı şirket hakkındaki birleşen davanın kısmen kabulü ile anılan davalının "Fırat-Firuze" ve "Volga-Sedef-Eros" adlı ürünlerini üretmesinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine,
(40.000) TL maddi ve (10.000) TL manevi tazminatın 05.12.2003 el koyma (haksız fiil) tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, (10.000) USD cezai şart bedelinin ise aynı tarihten itibaren ABD Doları cinsinden banka mevduat faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının anılan davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davalarda davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasında imzalanan 25.03.2003 tarihli sulh protokolü uyarınca, davalı şirketin bu tarihten sonra hangi malzeme ile olursa olsun davacı tasarımlarını kopya etmeyeceğini taahhüt etmiş ve elindeki taklit ürünleri ile kalıpları imha ettiğini bildirmiş bulunmasına,
bu durumda anılan tarihten sonra davalı şirket nezdinde davacı tasarımlarına benzer ürünlerin ele geçirilmesinin, davacının tasarım hakkına tecavüz, haksız rekabet ve sözleşmeye aykırılık teşkil edecek olmasına, yine davalı Ramazan Karalar hakkındaki asıl davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesinde ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2. maddesi uyarınca, davalı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak asıl ve birleşen davalar, davalıların tasarım hakkına tecavüz, haksız rekabet ve sözleşmeye aykırılık teşkil eden fiillerinin tespit ve önlenmesi, cezai şart bedeli ile maddi ve manevi tazminatın ve itibar tazminatının tahsili, hüküm özetinin ilanı istemlerine ilişkin olup, mahkemece davalı şirketin “Fırat/Firuze” ve “Volga/Sedef/Eros” isimli ürünlerinin, davacının tasarımları ile benzer olduğu ve davalı şirketin fiilinin haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Bu hüküm davacı tarafından temyiz edilmediğine göre, bundan sonraki incelemelerin, davalının anılan ürünleri ile sınırlı şekilde yapılması gerekmektedir.
Her ne kadar Adana 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2004/129 D.İş sayılı tespit bilirkişi raporunda, davalı şirketin Fırat/Firuze ve Volga/Sedef tasarımlarının davacının Decada ve Patara tasarımlarının kopyası olduğu, mahkemece alınan 22.12.2005, 21.08.2006 ve 28.09.2006 tarihli bilirkişi raporlarında da benzer şekilde, davalı şirketin Adonis ve Eros tasarımlarının davacının Decada ve Patara tasarımları ile aynı olduğu ve aralarında kalite farkı bulunduğu bildirilmiş ise de, Adana C.
Başsavcılığı’nın 2003/45924 Hz. sayılı soruşturma dosyasında alınan 30.12.2003 tarihli bilirkişi raporunda, davalı şirketin Fırat/Firuze ve Volga/Sedef tasarımları ile davacının Decada ve Patara tasarımlarının bire bir aynı olmadığı gibi yeni ve ayırt edici farklılıklar gösterdiği belirtilmiş, Adana 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/77 D.İş sayılı tespit bilirkişi raporunda da, davalı şirketin Adonis ve Sedef modellerinin davacının Decada ve Patara tasarımları ile benzerliğinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Ayrıca, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde Kamersan Ltd. Şti.’nin 2004/2385-1 (Sedef/Volga/Eros), 5 (Fırat/Firuze/Adonis) numaralı tasarım tescil başvurularının, Eczacıbaşı A.Ş.’nin 2000/8334-5 (Decada), 7 (Patara) numaralı tasarım tescil belgesine dayalı itirazı sonucu, TPE.’nce reddine ilişkin YİDK. kararının iptali için açılan davada alınan 01.11.2006 tarihli bilirkişi raporunda, davacı Kamersan Ltd.
Şti.’nin 2004/2385-5 (Fırat/Firuze/Adonis) numaralı tasarım tescil başvurularının korunabilecek nitelikte olduğu belirtilmiş, mahkemece aynı doğrultuda verilen hüküm, Dairemizce onanarak kesinleşmiştir. Her ne kadar Eczacıbaşı A.Ş. vekilince Kamersan Ltd. Şti.’nin işbu davadan sonra kopya tasarımlarını değiştirmek suretiyle yeni tescil başvurusunda bulunduğu, diğer bir deyişle Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde davacı Kamersan Ltd.
Şti.’nin 2004/2385-1 (Sedef/Volga/Eros), 5 (Fırat/Firuze/Adonis) numaralı tasarım tescil başvurularının, işbu davadaki ürünlerinden farklı olduğu ve anılan başvurunun işbu dava tarihinden sonra yapıldığı iddia edilmişse de Eczacıbaşı A.Ş. vekilinin bu iddiaları da incelenmemiştir. Oysa, Kamersan Ltd.
Şti.’nin 2004/2385-5 (Fırat/Firuze/Adonis) numaralı tasarımlarının işbu davadaki ürünleri ile aynı olması halinde, bilirkişi raporları arasında yeni bir çelişki daha meydana gelmiş olmaktadır.
HUMK.’nun 275 ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, somut uyuşmazlıkta da mahkemece işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığına göre, HUMK’nun 284. maddesi gereğince yeni bir bilirkişi heyeti aracılığıyla, alınan tüm bilirkişi raporlarında incelenen davalı Kamersan Ltd. Şti.’nin “Fırat/Firuze” ve “Volga/sedef/Eros” isimli ürünlerinin aynı olup olmadığı, diğer bir deyişle zaman içinde değişiklik gösterip göstermediği, eğer aynı ürünler ise bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin neden kaynaklandığı incelenip, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3- Yine davalı şirket vekilince mahkemece alınan 20.05.2008 ve 01.09.2008 tarihli bilirkişi raporlarında hesaplanan lisans bedeli yönünden de ciddi itirazlar ileri sürülmüştür. Bu itirazlar da özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, mahkemece aralarında iki tasarım uzmanı, bir de mali müşavirin bulunduğu yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, hem yukarıdaki bentte açıklanan incelemenin yaptırılması hem de davalı şirket vekilinin bu bentte açıklanan itirazlarının inceletilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
4- Kabul şekli bakımından da mahkemece döviz cinsinden hükmedilen cezai şart alacağına, 3095 SK.’nun 4/A maddesinde belirtilen şekilde “Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı” üzerinden temerrüt faizi yürütülmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde “banka mevduat faizi” üzerinden temerrüt faizi yürütülmesi dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6632, K. 2012/6851, 26 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama