KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6651 E., 2011/16582 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mah.Sıfatıyla
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kale (Denizli) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.12.2009 tarih ve 2009/116 - 2009/114 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı bankaya ait 03.11.2007, 29.10.2007 ve 30.11.2007 ödeme tarihli 3 adet çekin ibrazında karşılığının çıkmadığını, davalı bankanın yapılan başvurulara rağmen karşılıksız çekler nedeni ile kanunen sorumlu olduğu miktarı ödemediğini ileri sürerek; bankanın kanunen sorumlu miktarın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, kötüniyetle ödeme yapmayan davalının %40 kötniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ödemenin ancak karşılıksız çıkan çeklerin asıllarının bankaya ibrazı halinde yapılabileceğini, davacının müvekkiline müracatında çek asıllarını ibraz etmediğini, davacının zamanaşımı süresi içerisinde herhangi bir zamanda çek asılları ile müracaatı halinde kendisine ödeme yapılabiceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; davadan önce, davalının çek asıllarının ibrazı halinde ödeme yapacağını davacıya bildirdiği, bu halde çek asıllarını davalıya ibraz etmekle alacağına ulaşabilecek olan davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1-Dava, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine dayalı olarak açılmış ve Tüketici Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılarak anılan Kanun hükümleri uyarınca dava sonuçlandırılmıştır. 4077 sayılı Kanun'un 23. maddesinde, bu kanunun uygulanması ile ilgili olarak çıkacak her türlü uyuşmazlıklara Tüketici Mahkemeleri'nde bakılacağı hükme bağlanmıştır.
Oysa ki taraflar arasındaki uyuşmazlık, karşılıksız çek nedeniyle 3167 sayılı Yasa'dan doğan güvence miktarının tahsili istemine ilişkin olup, 4077 sayılı Kanun'dan kaynaklanmamaktadır. Uyuşmazlıkla ilgili davalarda görevli mahkeme, dava olunan şeyin miktar veya değerine göre sulh veya asliye hukuk (ticaret) mahkemeleridir.
Bu durumda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın açıklanan niteliğine göre davanın Tüketici Mahkemesi'nin görev alanına girmemesine rağmen yazılı şekilde Tüketici
Mahkemesi sıfatı ile görülmesi ve Tüketicinin Korunması Kanunu hükümlerinin uygulanması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre de davacının uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6651, K. 2011/16582, 7 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama