KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6746 E., 2011/16967 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Görele Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/06/2009 tarih ve 2007/188-2009/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1996 yılından bu yana seyahat acentası olarak faaliyetini sürdürdüğünü, müvekkil firmanın tanıtım logosu ve tanındığı ismin "Görele Turizm" olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkili adına tescilli olan "Görele Turizm Seyahat" unvanının taşımacılık alanında kullanılmasının iltibasa neden olduğunu, aynı markanın kullanımının hem marka sahibinin haklarına müdahale hemde tüketici hakları ihlal anlamına geldiğini ve haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin ve kötüniyetinin tespiti ile haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil şirketin 2001 yılından beri Giresun Ticaret Siciline kayıtlı olduğunu, ve altı yıldır bu unvanı kullandığını, davacının bu zamana kadar böyle bir talepte bulunmamasınında iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, iki şirketin faaliyet yerlerinin ve faaliyet alanlarının farklı olduğunu savunarak, davanın reddi istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacı ve davalı şirketin ticaret siciline kayıtlı olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 52. maddesi gereğince hukuken varolan bir hakkın fiilen kullanılmasının engellenemeyeceği, davalı şirketin ticaret siciline kayıtlı unvanını kullanmasının yasal hakkı olduğu, davacının öncelikle davalı şirketin ünvanındaki "Görele" ibaresinin terkinini istemeden mevcut haksız rekabetin ortadan kaldırılmasını isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6746, K. 2011/16967, 14 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama