KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6945 E., 2012/7295 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Birleşen dava
- BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2001/673 Esas sayılı
- Birleşen dava
- BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2005/283 Esas sayılı
Karar Metni
985 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.11.2009 tarih ve 2009/418-2009/541 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davalarda davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.05.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davalarda davalı-karşı davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin borsa işleri ile uğraşan davalıya 24.12.1993 tarihinde Bursa Çimento A.Ş.nin 5.000 adet hisse senedini kâr kuponları ile ödünç verdiğini, davalının hisse senetlerinin getirilerini zimmetine geçirdiğini, sermaye artışı sonucu oluşan yeni hisse senetlerini müvekkiline iade etmediğini, bunun üzerine açtıkları dava sonunda verilen ve kesinleşen ilamda, 1993- 1996 yılları için 98.500.000.-lira kâr payı ile 60.000 adet hisse senedinin aynen, mümkün değilse dava tarihindeki borsa rayici üzerinden değeri olan 1.290.000.000.-lira’nın faiziyle tahsiline karar verildiğini, ilamın infazına ilişkin takip dosyasına,
davalının 60.000 adet hisse senedinin kâr payı kuponlarını ve 7 nolu yeni pay alma kuponunu keserek teslim ettiğini, oysa şirketin 31.03.1998 tarihinde toplanan olağanüstü genel kurul toplantısında, % 300 bedelsiz artırım ve % 200 kâr payı dağıtılması kararlarının alındığını, bu kararlar gereğince hisse senetlerinin 240.000 adede dönüştüğünü ve 7 nolu pay alma kuponları karşılığı hisse senedi dağıtımının yapıldığını, 1997 yılına ilişkin kâr payının aynı toplantıda 120.000.000.-lira olarak belirlendiğini sonuçta davalının 7 nolu yeni pay alma kuponları ile 180.000 hisse senedi alarak sebepsiz zenginleştiğini,
oysa hisse senetlerinin tüm getirilerinin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek, şimdilik yeni pay alma kuponları ve kâr payı kuponları eksiksiz, tüm temellük kuponları üzerinde bulunan 180.000 adet 14.Tertip Bursa Çimento hisse senedinin davalıdan alımına, bunların fiili ödeme gününe kadar oluşacak tüm getirilerinin müvekkiline aidiyetinin tesbiti ile faiziyle tahsiline, aynen alımı mümkün olamadığı takdirde, hisse senetlerinin fiili ödeme günündeki borsa rayici üzerinden değeri ile fiili ödeme gününe kadar oluşacak getirilerin değerlerinin faiziyle tahsiline,
1997 yılı kâr payı olan 120.000.000.-TL’nın dağıtıma başlanılan 25.05.1998 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş; aynı mahkemenin birleşen 2001/673 Esas numaralı dava dosyasında, 1999 yılında %100 bedelsiz hisse senedi olan 180.000 adet Bursa Çimento hisse senedinin aynen alınmasına,
ayrıca 2000 yılına ait 90.000.000.-TL temettü bedelinin dağıtımın öngörüldüğü tarihten itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsilini istemiş, o dosyada verilen 27.06.2002 tarihli ıslah dilekçesi 2002 yılında %200 bedelsiz hisse senedi dağıtıldığından tüm temettü kuponları eksiksiz 540.000 adet Bursa Çimento hisse senedinin tüm getirileri ile birlikte davalıdan alımına, 2002 yılına ait 117.000.000.-TL temettünün dağıtıldıkları tarihten itibaren en yüksek faiziyle birlikte tahsiline;
aynı mahkemenin birleşen 2005/283 Esas sayılı dava dosyasında ise de, 2004 yılında yapılan genel kurulda %100 bedelsiz hisse dağıtımına, 2002 yılında %50 kâr payı, 2004 yılında %35 kâr payı dağıtım kararı verildiğini belirterek, tüm temettü kuponları üzerinde bulunan 1.440.000 adet Bursa Çimento hisse senedinin davalıdan alınmasına, 2002, 2003, 2004 yıllarına ait toplam 1.040,00 YTL kâr payının dağıtım tarihlerden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, fazlaya ilişkin haklar o davada reddedilip kesinleştiği için artık yeni bir davanın konusu yapılamayacağını, dava tarihindeki hukuki durumu aşan taleplerin reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiş, 28.11.2006 tarihli karşı dava dilekçesi ile de, müvekkilinin davacıdan (karşı davalıdan) ödünç almadığını, sadece davalıdan 24.02.1993 tarihinde 125.000.000.-TL nakit para aldığını ve bu paranın teminatı olarak da 25.000.000.- TL faiz ilave edilerek 150.000.000.-TL tutarında çekin karşı davalıya teslim edildiğini, karşı davalının parasını bu çekten alabileceğini, bu nedenle karşı davalının sebepsiz zenginleştiğini,
işbu davada verilen ilk karar sonrası 10.08.2002 tarihli protokol ile 2.893.000.000.-TL'nın ödendiğini ileri sürerek, davacı(karşı davalı) tarafa verilenlerin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının bozmadan sonra 2004/232 Esas numarasını alan asıl davada talep edilen 180.000 adet hisse senedinin rayiç değerinin 10.08.2002 tarihinde davacı tarafa ödendiğinden, asıl davanın konusu kalmadığı; birleştirilen 2001/673 Esas ve 2005/283 Esas sayılı dosyalarda 2002 ve 2004 yıllarında yapılan sermaye artışlarındaki bedelsiz artırım nedeniyle hisse senetlerinin talep edildiği, 25.05.1999 tarihinde %100, 27.05.2002 tarihinde %200 oranında bedelsiz hisse artırımı yapıldığı, bu tarihte davalının henüz bir ödemesi olmadığından,
davacının 1999 yılındaki %100 hisse artışından dolayı 360.000 toplam hisse senedi sahibi olması gerektiği, 27.05.2002 tarihinde ise %200 hisse senedi artışı yapıldığından davacının toplam 1.080.000 adet hisse senedine ulaştığı, bunun 180.000 adedinin rayiç bedelinin 10.08.2002 tarihinde haricen ödendiğinden, davacının isteyebileceği 900.000 adet hisse senedi bulunduğu, 2004 yılında %100 oranında hisse senedi artışı yapıldığından,
davacının elinde olması gereken 900.000 adet hisse senedinin 1.080.000 adede ulaşacağı, ancak davacı 2002 yılına ait %200 oranındaki hisse senedi artışını 2001/673 Esas sayılı davada 27.06.2002 tarihli ıslah dilekçesi ile istediği, birleşen 2001/673 Esas sayılı dava tarihi itibariyle bu hak doğmadığından ıslah dilekçesi talep edilenin reddedilmesi gerektiği;
davacının kâr payı istemine gelince, 2001/673 Esas sayılı davada 180.000 adet hisseye göre 54,00 YTL, birleştirilen 2005/283 Esas sayılı davada 2002 yılı için 360.000 adet hisse üzerinden 180,00 YTL, 2003 yılı için 360.000 hisse üzerinden 36,00 YTL, 2004 yılı için 1.080.000 hisse üzerinden 378,00 YTL kâr payı talep edebileceği; asıl davada davalı ... tarafından 28.11.2006 tarihinde açılan karşı
dava süresinde açılmadığından ve sebepsiz zenginleşme iddiası yerinde görülmediği gerekçesiyle, asıl davanın konusu kalmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın reddine, 2001/673 Esas ve 2005/283 Esas numaralı birleştirilen davaların kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuş, bozmaya uyulmuş, asıl davanın kabulüne, birleşen davaların kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve daha önce yapılan ödemelerin icraca infaz aşamasında nazara alınacağının tabii bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6945, K. 2012/7295, 8 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama