KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7002 E., 2011/17384 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/03/2009 tarih ve 2007/110-2009/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin "Yatağan+şekil" ibaresinin marka olarak tescili için davalı TPE'ne başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine davalı ... tarafından itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan inceleme sonucu davalı itirazının kabul edilerek müvekkili başvurusunun coğrafi kaynak belirttiği gerekçesiyle bazı mal ve hizmetlerin başvurudan çıkartıldığını, bu işleme karşı yaptıkları itirazlarının en son TPE YİDK'nun 27.02.2007 tarih ve 2007-M-248 sayılı kararıyla reddedildiğini, ret kararının usul ve yasaya uygun olmadığım ileri sürerek, YİDK kararının iptalini ve "Yatağan" ibaresinin 08. sınıfın tamamında müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, tescili istenen ibarenin ayırt edici niteliği bulunmayan, tasviri işaretlerden olduğunu, coğrafi kaynak belirttiğini ve tescil edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, "Yatağan" ibaresinin Muğla iline bağlı bir ilçenin adı olduğu, özellikle Osmanlı İmparatorluğu döneminde burada üretilen kılıçların bir ekol haline geldiği, tüm dünyada "Türk Kılıcı" olarak bilindiği, halk arasında ise "kulaklı" olarak anıldığı,günümüzde ilçede, ilçe adı ile özdeşleşen "Yatağan" kılıçları üretilmemekle beraber bıçak ve kesici aletler imalatının önemli bir merkezi olarak bilindiği, "Yatağanların" turistik amaçlı hediyelik eşya olarak orjinalinden farklı bir amaç ve nitelikte üretilmeye devam olunduğu,
başvurudaki "dişli" resminin, sınai üretimi ifade eden herkesin kullanımına açık, ayırt ediciliği bulunmayan tali unsur niteliğinde bulunduğu, "YATAĞAN" sözcüğünün şüphesiz şekilde asıl unsuru oluşturduğu, "kılıçlar" ile "Yatağan" isminin özdeşleştiği, başvurudaki 08/01 "bıçaklar, pizza kesicileri" 08/02 "meçler, (kısa kılıçlar), kamalar, hançerler" 08/03 "usturalar, makaslar", 08/04 "keserler, çim kesme makasları, spatulalar, tırpanlar, baltalar" emtiaları yönünden coğrafi kaynak belirttiği,
belirtilen mallar yönünden saptanan KHK'nın 7/1-c hükmündeki tescil engelinin aynı maddenin son fıkrası uyarınca aşılması koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, tescil engeli belirlenen ve yukarıda sayılan mallar dışındaki emtialar bakımından ise, KHK'nin 7/1-c ve aynı maddedeki diğer mutlak tescil engellerinin bulunmadığı, dolayısıyla YİDK kararının kısmen hukuka aykırı bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan TPE vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7002, K. 2011/17384, 21 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama