KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7185 E., 2011/16805 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/09/2009 tarih ve 2008/452-2009/441 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "L'Oreal" başta olmak üzere dünyaca tanınmış tescilli markaların sahibi olduğunu, dünya çapında satış ve pazarlamasını gerçekleştirdiğini, bu ürünlerin taklitlerinin gümrükte davalıya ait araçlarda tespit edildiğini, davalının bu eyleminin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının fiilinin haksız olduğunun tespitini, marka hakkına tecavüzün durdurulmasını, Giorgio Armani markasını taşıyan taklit ürünlerin ihracat, ithalat ve satışa arz edilmesinin önlenmesini ve toplatılarak imha edilmesini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ürünlerin nakliyesini yaptıklarını, taşıma işinin dava dışı bir firmadan alındığını, bu malların sahte olduğunu bilmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu parfümlerin aldatıcı nitelikte ve sahte ürünler olduğu, iltibasa yol açtıkları, bu ürünlerin davalı tarafından taşındığı, bu suretle ticari anlamda elinde bulundurduğu için 556 sayılı KHK.nin 61. maddesinin (c) bendi gereği ve ayrıca taklit markanın ticari alana çıkarılmasına aracılık ederek, bu tip ürünleri taşıyarak kolaylık sağladığından anılan KHK.nın 61.maddesinin (e) bendi kapsamında davacının markalarına tecavüz ettiği ve eyleminin haksız rekabet olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7185, K. 2011/16805, 12 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama