KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7269 E., 2012/8108 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.05.2009 tarih ve 2006/203 - 2009/319 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı - karşı davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15.05.2012 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av......ile davalı-karşı davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki 01.10.2004 tarihli sözleşme ile müvekkili ve/veya müşterilerine ait ürünlerin davalı tarafından taşınmasının kararlaştırıldığını, davalının anılan sözleşmenin 6.3.maddesindeki günlük sevkiyatlara ilişkin evrakın 20 gün içinde müvekkiline teslim yükümlülüğüne uymadığı gibi 01.06.2055 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini bildirerek 11.03. maddesinde belirtilen fesih sürelerine de aykırı davrandığını, bu nedenle davalının sözleşmenin 10. maddesinde belirtilen (100.000) TL cezai şart bedelini ödemesinin gerektiğini ileri sürerek, anılan meblağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş; karşı davada ise şimdilik (10.693,15) TL alacaklarının temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, asıl davada davacının sözleşmenin 10. maddesi uyarınca cezai şart talep edebilmesi için gerekli olan şekilde davalı taşıyıcının kendi müşterilerine yada davacının müşterilerine karşı sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerini somut olarak ihlal ettiğini ve davacının müşterilerine karşı davalının eylemleri nedeniyle zor durumda kaldığını ispatlayamadığı, öte yandan davacının taşıma hizmeti nedeniyle ödemelerini zamanında yapmadığının davacı vekilinin tevilli beyanı ile sabit olduğu,
ancak bu ödemelerin yapılmamasının nedeninin taşıma evrakını zamanında teslim etmemesinden kaynaklandığı iddiasının da kanıtlanamadığı, davalının ise karşı davasında, sözleşmede kesin delil olarak kabul edilen davacının usulüne uygun defterlerine göre davacıya (5.399,69) TL borçlu bulunduğu gerekçesiyle, kanıtlanamayan asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı - karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı-karşı davalının almış olduğu teminat senetlerini, davalı-karşı davacıya iade etmesi karşısında, artık cezai şart talep etmesinin mümkün bulunmamasına, yine 01.10.2004 tarihli sözleşmenin 10. maddesinde cezai şartın, taşıyıcı Umut Loj. Ltd.
Şti.’nin “yukarıdaki maddelerdeki” yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde ödeneceğinin kararlaştırılmış olmasına, dolayısıyla sözleşmenin 11. maddesinde düzenlenen fesih şartlarının ihlali halinde herhangi bir cezai şart ödenmesinin gerekmemesine, diğer bir deyişle cezai şartla ilgili 10. maddenin fesihle ilgili bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7269, K. 2012/8108, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama