KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7518 E., 2011/17570 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/12/2009 tarih ve 2009/594-2009/845 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 13.12.1989 tarihinde davalı banka Tophane Şubesi'nde vadesiz hesap açtırdığını, kendisinin Almanya'da olması dolayısıyla banka hesap hareketlerini yakından takip edemediğini, 1994 yılında bankaya başvurarak mevduatını çekmek istediğinde hesapta para olmadığının söylendiğini, birçok kere davalı bankaya başvurmasına rağmen sonuç alamadığını belirterek 28.000,00 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı definden bulunmuş ve ayrıca davacının yurtdışında bulunması sebebiyle Türkiye'deki işlemleri yürütmek için vermiş olduğu vekaletnameye istinaden bilgisi dahilinde usulüne uygun işlemler gerçekleştirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, hesabın 1993 yılında kapatılmış olduğunun davacı tarafça 1994 yılında öğrenildiği, Şubat 1995 tarihinde davacıya hesaptaki işlemlerin vekili aracılığı ile yapıldığının müfettişlerce bildirildiği, davacının en geç bu tarihte mevduat hesabındaki paranın ödenmeyeceğini öğrendiği, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği 23.02.1995 tarihinden dava tarihine kadar 14 yıl 6 ay geçtiği, davalı tarafça süresi içinde zamanaşımı definde bulunulduğu, banka ve genel müdürlükler nezdinde yapılan başvurular idari nitelikte olup zamanaşımını kesmeyeceği, 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu,
davacıya birçok kere hesabın kapatıldığı ve işlem yapılamayacağının bildirilmiş olması karşısında oyalanmasının söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7518, K. 2011/17570, 23 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama