KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7738 E., 2012/504 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/03/2010 tarih ve 2006/147-2010/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının ''PİLİÇLİ'' isimli hizmet markasını 04.12.2002 tarihinde tescil ettirdiğini, müvekkili ve ailesinin 40 yıl boyunca bu işletme adıyla faaliyet göstererek markaya tanınırlık, itibar ve ayırtedici nitelik kazandırdığını, davalının markayı kullanarak ve tescil ettirerek haksız kazanç elde ettiğini iddia ederek, davalı adına tescilli ''PİLİÇLİ'' markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kardeşlerinin piliçli ismi ile restoran çalıştırmayı terk edeli uzun yıllar olduğunu, davacının hiçbir zaman kendi adına bu isimle işletme çalıştırmadığını, müvekkilinin davacının kardeşi Mustafa Özbür'den 14.12.2000 tarihinde, davacıdan ise 17.07.2002 tarihinde noter devir sözleşmesi ile işletmedeki hisse ve haklarını devraldığını, marka tescilinin bundan sonra yapıldığını, davacının hakkındaki ceza davasından kurtulmak maksadıyla bu davayı açtığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının önceki hak sahipliği söz konusu ise de, davacının hakkını davalıya devrettiği, davalının hisse devri sonrası yapmış olduğu marka tescilinin 556 sayılı KHK m.42 kapsamında hükümsüz sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
.../...
2010/7738 2012/504
S.2
21,15 H · 17,15 PH · 04,00 BK · 30/01/2012 KLY
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7738, K. 2012/504, 20 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama