KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/776 E., 2011/11193 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/07/2009 tarih ve 2007/1720-2009/1337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline taşıma sigorta sözleşmesi ile sigortalı emtianın Türkiye’den İngiltere’ye taşınmasının davalı tarafından yapıldığını, ancak emtianın alıcısına eksik teslim edildiğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, alacağın tahsili için açılan kısmi davada 47.000,00 TL’ye hükmedildiğini, müvekkilinin bakiye 1.776,00 TL daha alacaklı olduğunu ileri sürerek, anılan bedelin temerrüt faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı defi ile birlikte esas yönünden de davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığı gibi, davalı aleyhine açılan önceki davada bilirkişi rapor tarihindeki SDR kuru esas alındığı, oysa dava tarihindeki SDR kurunun esas alınması gerektiği, buna göre davacının bakiye alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve CMR’nin 32. maddesi hükmüne göre zamanaşımı süresinin geçmiş bulunmasına göre davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, ayrıca yerinde bulunmayan diğer gerekçelerin de davanın reddine dayanak yapılması doğru değil ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
#####
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/776, K. 2011/11193, 29 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama