KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7865 E., 2012/133 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Vekili
- Av. ..........
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22/10/2009 tarih ve 2006/363-2009/538 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının Merkez Şubesi’ndeki 18131 nolu (havaleler ve iadeler), 18091 nolu (emekli ödemeleri ana temerküz) 19709 nolu (prim tahsilatı) 18128 nolu (vergi İadesi), vadesiz mevduat hesaplarına Ocak-Aralık 2001 döneminde vadesiz mevduat faizi ile 1479 sayılı Kanun’un Ek-6 ncı maddesi ve 3095 sayılı yasa gereğince kurumun gecikme faizleri alacağı tespit edildiğini, bunların 22.250.142.273 lira vadesiz mevduat faizi, 4.236.800.962 lira reeskont faizi, 1.049.846.328 lira vadeli mevduat faizi olmak üzere toplam 27.536.789.563 lira hesap edildiğini,
bu miktara Bağkur Kanununa eklenen Ek-6 ncı madde uyarınca devlet bankalarının asgari bir yıllık vadeli mevduata ödedikleri faiz uygulaması gerektiğini, ayrıca asıl alacağa dava tarihi olan 04.02.2003 tarihine kadar ayrıca faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek, 27.536.789.563 lira anapara ve 35.656.063.364 lira faiz olmak üzere toplam 63.192.852.927 liranın tahsil tarihlerine kadar vadeli mevduat faizi, vadesiz mevduat faizi ve reeskont faizi uygulanarak davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 2001 yılında süresi içinde havale edilmeyen meblağların bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğini, ancak Ek-6 ncı madde dışında faiz talep edilmesinin mümkün bulunmadığını, davacının talebinin de açık olmadığını, şubelerin bir bütün ve bu şubelerdeki hesapların aynı hesaplar olduğunu kabul ederek şubelerden gelen havalelere para aktarmalarına işlem tarihini valör tarihi almasının doğru olmadığını zira EFT işlemlerinden işlemi takip eden ilk iş gününün valör tarihi alınması gerektiğini, yapılan işlemlerde bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının 2001 yıl sonu itibariyle eksik tahakkuk ettirilen vadesiz mevduat faiz alacağının 18.962,08 TL, dava tarihine kadar işlemiş vadesiz mevduat faizinin 621,85 TL, yine dava tarihine kadar 1479 SK'nun Ek 6. maddesi gereğince cezai şart alacağının 9.486,24 TL olduğu, ayrıca 15 gün içerisinde hesaba alacak kaydedilmeyen işlemler için 1.049,85 TL talepte bulunulabileceği, bu miktara dava tarihinden itibaren reeskont faizi işletilebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
.../...
2010/7865
2012/133
S.2
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
17/01/2012 KLY
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7865, K. 2012/133, 16 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama